Mevlana Yolundan Çıkan Düşünce
"Rasmus ,No Fear-"Korku yok derken belki aşkına söylüyordu içtenliğini.
Korku Yok'a nerden bakalımda günümüzde ki dünyaya olumlu yaklaşalım. Bu devirde çağda kimsenin de Mevlana olmadığı ortadayken.
Günümüzde Sevgi denen bir oluşum bir gerçek var mı? Mevlana masallarına bakarak yola düşersek kendimizi kandırmaz mıyız? Oysa Maneviyat duygusu içsel sesimizin tam tanımıdır. Örneğin İsviçreli mi İsveçli mi çok zengin bir profesör onca yıldan sonra onca şaşalı yaşamdan sonra ki huzursuzluğunun eksikliğini nasıl anlatabilirdi kendi çok kalkınmış çevresine? O huzursuzluğunun çözümünü kaçarak bulacağını umdu. Umdu ve buldu da. Bingazi Çöllerinde Çoban gibi yaşamaya başlayınca. Bingazi çöllerinde şimdilerde Natonun silahları kan dökerken profesörün kaldığı mağara da yıkılmış mıdır?
Mevlana'nın özünde Sevgi-Aşk-Yok olma sessizliğinde inançlar ayaklar altına alınırken ve en büyük suç; insan insanı öldürürken fazla mı duygusalız?
Şiddet tıpkı önüne geçilmez yıkımlarken doğururken zehirli sarmaşıklardan başka nedir ki? Bu sarmaşıklar yürekleri sarıpsarmalamışken bir ara Mola verip acaba insanlığımız nereye doğru gidiyor sorunlarına çözüm getirmek hiç işimize gelmezken...sevgi düşlerinde yaşamak daha mı kolayımıza geliyor?
Mevlana Masallarında gerçeklik aslında gerçeğin tâ kendisi de, günümüze uygullanır mı? Veya Kral tüm ordusunu yılanlarla kurmuşken ve Şahmeran'a aşıkken tüm incinmiş yüreğine sevdasına karşın memleket aşkı ateşinde yanması topraklarına gözü olanları Sevgiyle karışık korkutması...
"Korku Var"! Hepimiz korkuyoruz dünyanın gidişatından. Çünkü en büyük Gerçeğimiz İnancımız Yüreğimizde Yaşamıyor Artık...