Nesiller Farklı Acılar Aynı
Büyüklerimiz çoğu zaman hep bize hep şunu söylerdi; “ Bizim zamanımız zordu, siz çok şanslısınız…”
Bu cümle nedense her nesilde tekrar tekrar edilen bir söz gibi olmuştur ama bu konuyu biraz daha açmak gerekiyor.
Öncelikle bizim büyüklerimize olan saygımız sonsuz ve kusursuzdur. Onların yaşadığı dönemde de kendilerine göre zorlukları vardır. Bunu inkâr etmiyoruz ama bu sadece bir tarafın yaşadıkları zor diğer tarafın da kolay bir yaşantısı olduğu anlamına gelmez.
Bugün gençlerin hayatlarına baktığımızda ise bambaşka bir hayat görüyoruz. Eskiden olmayan bir şeyin çok kolayca olduğunu ve teknolojinin ise hat safhada olduğunu görüyoruz. Çünkü sosyal medya bir iletişim araç değil de aynı zamanda insanların birbirini sürekli olarak gördüğü, karşılaştığı bir alan haline geldiğini açıkça görebiliyoruz. Herkesin hayatı göz önünde olduğu için artık insanlar fark etmeden bile kendilerini bir başkasıyla kıyasıya rekabet içine bırakabiliyor. Bu da zaman içinde görünmeyen bir yorgunluk oluşturabiliyor.
Eskiden insanlar belki daha mutlu ama az imkâna sahipti. Ama daha az şeyle kıyaslıyordu kendini. Bugün ise her an her şeyle ile kıyaslanabilir bir seviyeye geldik.
Yani mesele kimin daha az imkânla ya da çok imkânla zor şartlar altında yaşadığı değil, her dönemin kendi zorluğu olmasıdır. Geçmişi küçümsemeden ve bugünü ise hafife almadan bakmak gerekiyor.
Evet, büyüklerimiz zorlukları gerçekten çok ağırdır ama bugünün gençlerin de yaşadığı zorluklar da bir gerçek. Sadece şekiller farklı Ama bu farklılıklar bir tarafı yok saymak için gerçek bir sebep değildir.
Bence en farklı bakış açısı da şu olmalı; “Her nesil kendi zamanın yükünü taşır. Asıl önemli olan bu yükün ağırlığı değil, birbirine yardımcı olabilmektir.”