O'na
Sen... Heryerde sen! Hiç olmayan varlığınla her yerimde tüm benliğimdesin sen...Okulumda, evimde, çayımda, sigaramda, yolumda, durağımda, her yerde senin izin var. Hatta bende bile. İki dakika dayadım diye alnımı göğsüne, alnım sen kokar olmuş. Dokundu diye ellerim ellerine tenin bende kalmış sanki. Kokun sinmiş bir kere evime geldin diye evime, odama, yastığıma, yatağıma... Hatta en çok saçıma sinmiş kokun. Ben sen kokar olmuşum, sen yine sen kokar... Adın... Adının ilk harfi, alfabenin ilk harfi, Allah'ın ilk harfi, aşkın ilk harfi, acının ilk harfi... A... Her yazımda en çok kullandığım harf A. Çünkü A sensin, çünkü o bile senden bir parça bana. Adını mıh gibi aklıma kazımak isterken yalnzca, benden bir parça olmuşsun, senden bir parça olmuşum, önemsiz de olsa, çok küçük de olsa senden bir parça olabilmişim... Koskoca evde sadece bir tek oda var senin izin olmayan. El değmemiş, cansız duran tek oda adeta. Senden kaçar gibi, sanki kaçıp gitmek ister gibi gelip saklanıyorum bu odaya. Burda uyuyorum hatta, belki rüyalarıma girmezsin, belki uyanmam özlem kokan rüyalardan, belki hayallare daldırmazsın beni diye. Belki kaçmak için, belki de seni bulmak için geliyorum buraya. Ne dersin, hangisi mantıklı olan? Sana soruyorum çünkü kendimi biliyorum ben. Hep aynı şeyler olurdu. Seni kaybetmekten korktuğum zamanlarda kendimle inatlaşır gibi kaçıp saklanırdım senden. Ve bulmanı isterdim beni karanlığımda. Bazen koşardın peşimden, yakalardın beni, elimden tutar ve çıkarırdın beni. Bazense benim çıkmamı beklerdin. Beklesen de kızardım, bulsan da... Ben hep kızardım zaten sana, hep kırardım... Ve sonra pişmanlık... Özür üstüne özür dilerdim senden. Erdemliydin. Affederdin çabucak. Belki de içinde affetmezdin bilemem. Ama dışında hep aynı adam vardı. Olgun, alttan almayı bilen, içten, huzur veren, bazen inatçı -yalanımı arar gibi- ve mutluluk verendin... Ama her zaman en önce mutluluk ve huzur verendin... Adın da üstündeydi hani... .... Güzeldim galiba biraz da. Saçlarım güzeldi en azından ve ellerm... O kadar güzeldi ki hatta ellerim, tenim... Anneme bile söylenebilmişti güzelliği hiç utanmadan, çekinmeden. Tutulmaya değerdi ellerim bir zamanlar. Ve saçlarım da çok güzeldi. Okşanmaya, dokunmaya değer... Bir zamanlar sarılmaya öpülmeye değerdim. Şimdilerde neden kaybettim bilmesem de... Güzel günlerdi... Yaşandı ve sanırım artık bitti... ... Hoca "anı yaşamak lazım" dese de güzeldi o günler de. Bence hatırlanmaya layik değil bunlar yaşatılmaya değer. Bak sensiz odaya da seni getirdim. Şimdi nerde uyuyacağım bundan sonra? Başımdan aşağı sen kokarken, evim, odam sen kokarken... Üzüldüğümden yazmadım bunları, özlediğimden de değil, seni üzmek için hiç değil, nostalji için de değil... Yazmak içn yazdım sadece. Herşeye rağmen... Seni seviyorum! Seni çok özledim!..