Pişmanlık Külü ve Hüzün Rüzgarı
Pişmanlık külü ve hüzün rüzgarı Ey kendim, Her şeyde haklı görürken kendini, Hiç suçladın mı kendi kendini, Hiç pişman oldun mu, sende ? Her şeyi kendin kazandığını sanırken ? Aslında her şeyin lütuf olduğunu, anladığın anda Sende pişman olmadın mı? Yaptıklarına, yapacaklarına Senden geriye hiç pişmanlık külü kaldı mı ? Tövbe, yine de tövbe, İblis diretti de iblis oldu. Cennet için yaratılan baban Adem Utancından bin yıl göğe bakamadı da, Zürriyetinden ne Peygamber geldi, geçti. Dünyadan gelip, giderken. Hiç mi görmedin, Rabbinin affını, merhametini. O seni affedince, merhamet edince sana, niye pişman olmadın ? Herkes, varislerine mal bırakırken Ve bir baba çocuğuna güzel ahlaktan başka miras bırakamazken. Senden geriye, niye pişmanlık külleri kalmadı, kalmamalı mıydı ? Aynı şarkıyı biri neşeyle, biri hüzünle dinlerken. Aynı sevgiliden biri kahkahayla, biri hüzünle ayrılırken. Sen neden hüzünle ayrılan taraf olmadın ?