Sevgi Arayışı Üzerine

Marx’tan ve Freud’tan etkilenen, Psikanaliz Ve Din, Sevme Sanatı kitaplarının yazarı olan Erich Fromm’un Sevme Sanatı kitabı dikkat çekici Özelliklere sahiptir. Erich Fromm der ki:İnsan sevmek yerine, sevilmek ister. Eğer insanın hayatında sevgi ile ilgili bir sorun yaşanıyorsa, bunun sebebi, etrafındaki insanlara kendilerini sevdirmek için yeteri kadar çaba harcamadığı düşüncesidir. Bu yüzden asıl sorun nasıl sevecekleri değil, nasıl sevilebilecek, nasıl sevimli olabilecekleri ve bu amaca nasıl ulaşabilecekleri ile ilgilidir. Fromm’a göre sevgi, gelişitirlip, filizlenip dar kalıplardan kurtulmak ister. Hatta şöyle der:"Seni, sana gereksinmem olduğu için
seviyorum." diyen sevgi olgunlaşmamıştır. Olgun sevgi "Seni sevdiğim için sana gereksinmem var."
Ona göre sevgi metalaşmış
yapıdadır. Güzel bir kadın varlıklı bir erkeğe denk gelmesini ister. Kadın çeştli
bakımlarda bulunur erkek ise varlıklı olmak için çabalar.
Erich Fromm’un kitabın birbahsettiği bir diğer konu ise "ilgi" dir. Ona göre sevgi sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir. Sevdiğim kişinin büyüyüp gelişmesinin kendi yararına, kendine göre olmasını isterim, bana yararı dokunsun diye değil der Erich Fromm.


Buraya kadar iyi hoş fakat gelgelelim ilkel insanlardan beri sevgi nasıl işlemektedir. Öncelikle Evrim aşk’ı desteklemektedir.Aşk empati ve bağ duygusunu geliştirir ve rastgele çiftleşme yerine daha " uyumlu çiftleşmeler" oluşarak türün devamı için avantaj sağlanır. Bilindiği üzere atalarımız milyonlarca yıl önce dört ayaklıydı.Beyin yapımızın evriminden ve kafalarımızın büyüklüğünden dolayı, iki ayak üzerinde yaşamaya uyumlu türümüzün doğumu oldukça sancılı bir hal almış, evrimsel süreçte bebeklerimizin ve dişilerimizin vücutları bu zor doğumu başarabilecek bazı değişimler geçirmiştir: Kafataslarımız yumuşak ve esnek olarak doğarız, anneler doğuma yakın ağrı kesici etkisi olan hormonlar salgılarlar, vs.
Ancak hepsinden önemlisi, insan türünün bebekleri, gelişimlerinin daha çok başlarındayken doğarlar ve gelişim evrelerinin büyük bir kısmını, ana karnının dışında, vahşi yaşam içerisinde geçirirler (günümüzde bu yaşam artık herkes için "vahşi" olmasa da). Dolayısıyla türümüzün bebekleri, evrimsel açıdan oldukça dezavantajlı bir konumdadır ve iki ayaklı olduktan sonra diğer canlılara göre bakıma daha fazla muhtaç olmuştur.


Dolayısıyla anne ve baba daha fazla ilgi duymak zorun kalmıştır ve bu da aile kavramını güçlendirmekle birlik empati ve bağ duygusunu geliştirmiştir. Empati ve bağ duygusuyla gelişen yavrular büyüdüklerinde rastgele çiftslesme yerine uyumlu adaylar aramıştır. Buraya kadar evrim sevgiyi, aşkı desteklemektedir.Fakat Sevme sanatının; çıkarsız sevgi, bencillikten arınarak karşısındakine ilgi duyma, onu geliştirme konuları biraz evrimle uyuşmuyor.Eski yazılarımda değindiğim gibi dişiler yavrularına ve kendisine bakabilecek " güçlü erkeği" ister.ve bunun için manevralar yapar. Zamanla bu gücün niteliği değişmiştir.Erkeklerde güç; finansal güç, psikolojik güç, (iyi yalan söyleyebilen veya bilgili erkek), iyi görünüm güç şeklinde; yani gücün fonksionları
çeşitlenmiştir.Fromm’un olgunlaşma durumundan sonra sevginin iyi anlaşılacağı durumu milyonlarca yıldan beri gelen böyle rekabete dayanan bir dünyada zordur. Çünkü aşkın biyolojik, kültürel ve tarihsel toplumsal dinamikleri vardır. Aşk Fromm’un değişiyle sadece sanayi devrimi ile başlayan bir metalaşma değildir.Dişilerin ve erkeklerin
donanımlarınısunduğu bir pazar alanıdır doğa ve bu yeni değildir.


Pazar alanıdır diyorum çünkü; ilkel komünal toplumdan beri canlılalar üremek için bir bedel verdiler.Yeteneklerini ve varlıklarını sundular .Günümüz dünyasında bu kavram biraz katı olarak algılanabilir fakat gerçek,gerçektir.Birisini sevmemizin her zaman bir nedenei vardır Bundan dolayı, Nietzsche der ki" Biz arzulananı değil,arzuların kendisini severiz ’’Bir erkek kadına çiçek uzattığında,ona güzel sözler söylediğinde romantik bir eylemmiş gibi görünür fakat yine burada piyasa( pazar) alanı vardır.Çünkü bu eylemlerinin karşılığında hedefe doğru gidecektir.
Sevgi güzel bir kavramdır fakat milyonlarca yıl genimize işlenen " sevgi hikayesi" değişmemiştir sadece yeni anlamlar yüklenmiştir

27 Ağustos 2025 4-5 dakika 22 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar