Şiirimizde Kadın
8 Mart Dünya Kadınlar Günü.Kadınları en güzel anlatan şiirleri 8 Mart'a armağan ediyorum. Tarih boyunca bütün dünyada ve ülkemizde günler geçer, aylar geçer,yıllar geçer insanlığın sorunları bitmez. Hele kadınların sorunları hiç bitmemiş ve de bitmez. İnan insanı ve insan doğayı-hayatı anlamadıkça sorunlar bitecek gibi de değil. Bencilliğinden kurtulamayan insan önce kendine,sonra en yakın çevresinden başlayarak yaşadığı topluma ve tüm insanlığa zarar vermektedir. İnsanı ve toplumu tüm yanlışlıklardan kurtarmanın yolu eğitimden geçse de, ailede, çevrede, okulda ve ülkede yapılan eğitim ve öğretim de yeterli olmamaktadır. Bütün dünya toplumunun yarısını teşkil eden kadın için, sayısız roman,öykü, şiir yazılmıştır. Kadınları anlayan ve anlatan edebiyatın can damarı,söz sanatının ustaları şairler bakalım neler demiş. Kısa ama çarpıcı seçkilerde kadınlarımızı görebiliriz Geçmişi öyküler ve dizelerle belgeleyen ünlü Dede Korku atamız,Dirse Han'ın evine geldiğinde hatununu çağırarak şunları söylediğini yazar: 'Beri gel başımın bahtı,evimin tahtı Evden çıkıp yürüyünce servi boylum Topuğunda sarmaşınca kara saçlım Kurulu yaya benzer çatma kaşlım... Aynı güzel anlatımı Karacaoğlan'da da görürüz: 'Elifin uğru nakışlı/Yavru balaban bakışlı...' Ünlü yazar ve şair İbrahim Alâettin Gövsa ,Sulh ve Harp adlı oyununda,çocukların terbiye edilip büyütülmesinin ilk sorumlusu olan kadınların eğitilmesi gerektiğini dizelerle anlatır. 'Azmederse eğer kadın Bir inkılâp olur yarın Hamurunu insanlın Kadın eli yoğuruyor Her baht ile demek kadın İsikbâli doğuruyor' İnsana,tarihe,kültüre,ülke yönetimine ve kadınlara dair konuları akıcı kalemiyle şiire alan ünlü şair Nâzım Hikmet, Kadınlarımızın Yüzleri şiirinde şunları yazmış: '...Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır acılarımız,ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların göllerde ışıyan seher vakıtları gibi. Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların Görelim görmeyelim karşımızda dururlar Gerçeğimize en yakın ve en uzak.' Bozkırın/Bozok'un içli,yürekli sesi Ünlü yazar-şair Abbas Sayar, ?Mehmet'in Ölümü' şiirini Anadolu bozkırında bir lokma ekmek için yaşamlarını tüketen yağız çehreli vefakâr insanımıza adar: '...Ne diyeceksin yazısına anam Ne diyeceksin. Kime ne dediğimiz var Kimi kime şekva edeceksin Hançerler oyar gibidir etlerimi Düşer gördükçe yarı ollarda Memet'lerimi...' Halk ozanlarımızın şiirlerinde ana tema kadınlarımızdır. Ozan Yaşar Hadi Önder'in dörtlüğü. ' Güzel gözlüm vardı ele Gitti bilmem hangi ile O gittikten sonra yola Koyulmanın faydası ne' Değerli bilim adamı, yazar ve şair Prof. Dr. İbrahim Agâh Çubukçu insanlığı vefalı olmaya çağırıyor. 'Evrenin sırrını görmek istersen Derin düşünceye dalmasını bil Dostluğa bir hırka örmek istersen İşinde vefalı olmasını bil...' Kurban bayramında afişlere basılan anayı görünce etkilenerek yazdığım elleri öpülecek ve başlara taç edilecek kadınlara- analara armağan ettiğim Kurban şiirimden alıntılar yaparak,yıllardır sürüp gelen ve güncelliğini koruyan kadına şiddeti kınayarak ve bitmesini dileyerek tüm kadınları ayakta saygı ile selamlıyorum.. ...Yedi düvele yedi evlat kurban vermiştin Ülken ve ulusun için ?Vatan sağ olsun demiştin Vatan sağ ama,seni sağlıklı görmedim ana ..... Anadolu, ana dolu dediler Kadrini kıymetini bilmediler Gönlündeki kederi Gözündeki yaşı silmediler...