Tüm Şiirler Yalandı. Tüm Şairler Kurukafaydı
Çok mu önemlimdin? Bir yerde okumuş mu olmalıyım? Tüm romancılar palavracıdırı.
Cevizlerin olgunlaşmasına izin vermezlerdi mahallenin yaramazları. İçlerinde elbette vardım. Hep seni yazmayı düşünürdüm. Ama bir türlü yüzün aklımda kalmazdı. Bir ara dürbün alayım dedim, yakından görmek için. İşin büyüsü mü bozulurdu? Sonradan öğrendim cevizlerden kına yapıldığını oysa bana hokkanın içinde günlerce unutulmuş mürekkep kokusunu anımsatırdı.
Hokkaya divite merak salmıştım. Dostoyevski filan olmaya. Mum ışığının yağlı kokusunda seni yazmayı çok istediğim halde, becerememiştim. Çünkü hep ahşap yapının en üst katındaki pencerenin tüllerinin arasından bakardın belki bana mı öyle gelirdi, sisli sis renkli. Saçların siyah olduğu için galiba uzundu da, gözlerininde siyah olduğunu düşlerdim. Oysa yeşil mavi de olabilirdi.
Herkes dağıldığında Bostanın yağmurlu çimen kokusunda ve mezarlıktaki kurukafalarla yalnız kalırdım. Kaç sefer o mezarları kazdık çocuklarla kaç kurukafayı kime kimlere benzettiğimizi unuttum. Suratlarımızla karşılaştırır ve usumuz sıra atalarımızdan birine çok benziyor ve bilgiç bilgiç olabilir ya da tıpkı dedem derdik gülüşerek.
Seni görebilmeyi daha yakından görebilmeyi çok istediğimden o ceviz ağacının en tepesine tünerdim bir baykuş gibi. Bazan gölgen geçip giderdi loş ışıklı kapalı tül perdelerinin önünden. Bazan bahar yağmurlarına yakalanırdım. Bazan sırılsıklam annem kadar sevdiğim yaşlı nineme. Bostanın öte ucundan ağacın tepesinde nasıl görürdü beni anlamazdım. Bir keresinde maç yaparken ayağımı burkmuştum. Sabunlu ılık sularla ovdu dakikalarca. O sabunun mis gibi kokusu ve ninemin nur yüzü gitmez hiç bu yüzden içimden.
Çok mu önemlimdin?
Nisan yağmurlarının başladığı günlerde, arnavut taşlarının ıslaklığını daha fazla severdim. Taş kokusunu sevmek için insanın deli olması mı gerekiyordu? Ben Zeytin'dim. Sen Zeytin Karam'dın. Kapınızın yanından geçerken nerdeyse kapınıza burnumu yaklaştırırdım. Kokunu almak için. O ara Hakkı Amca'nın Bostan Koruyucusu Kurt Köpeklerinden daha çok mu ustalaşmıştım?
Çok mu önemlimdin?
Tabutun eller üzerinde taşınırken hiç duymadığım sesini sesini nasıl da özlediğimi kendime bile anlatamadım.
Çok mu önemlimdin?
Tüm şiirler yalandı. Tüm şairler Kurukafaydı...