Yaşamak İçin Sınırsız Semboller
Geçen yıl yıldızlardan biri kaymıştı. Sonsuzluğun bilmecesine bir yıldız daha eklenmişti. Yaşamak nedir sizce? Veya sonsuzluk? Biraz daha uçukça düşünelim düşünmek nedir? Veya sembol bilmecesinde kuruntulu bir iki cümle kumar oynuyorsa bundan bize ne? Her şey güzelleştikçe insana hoş gelir. Çünkü insan güzeli sever. Öyle ki güzel insanın aslında vazgeçilmezidir. Mesela yalnız olduğumuzu düşündüğümüz her yerde bir gizem vardır. O gizem korkudur. Çünkü korku yalnızlığın bebeğidir. Ona nasıl davranırsanız o da size aynı şiddette davranır. Hayaller bazen gerçekleşmeli kanaatimce. Mesela ben bir gün Meksika cumhurbaşkanı olabilir miyim? Hiç sanmıyorum ama yine de hayal işte. Veya kutup ayıları çok çok ilerde hani bazen tarif edemediğimiz gelecek çağ dediğimiz ayrıca gelmeyeceğini sanki biliyormuş gibi davrandığımız ama yine de bu söylediklerimize inandığımız dönemlerde ekvatorda yaşayabilecekler mi? Hiç sanıyor muyuz? Bir insanı tezatlıklar kümesinden kurtarıp onu doğal bir ortama atmak güzeldir. Bunu yapmak güzeldir. Buna inanmak daha da güzeldir. Ama bunu bir insanın kendisi için de düşünmesi çok çok daha da güzeldir. İçimizden geldiği gibi düşünmeliyiz bence. İçimizden ne geliyorsa... Bazen gelmeyenleri de düşünmek herhalde aykırı kaçmaz diye düşünüyorum da bu düşündüğümde içimden bir parça gibi geliyor. Yaşamak için neye inanırım? Bazen tezatlığa, bazen baktıkça su kuyularına, bazen dağ elmalarına, bazen yoksulluğa ama çoğu zaman da paraya ve zenginliğe. Buna inanırım. Mesela uzayda düşen bir gök taşının yere değdiği zaman ki ihtişamına ki çoğu zaman hüznüne ama bunun hiçbir zaman hayal olamayacağına inanırım. Karanlık... O sizin olmadığınız yerde hep vardı. Siz yoktunuz o vardı. Siz varken yine o hep vardı ama çoğu zaman da hiç yoktu. Aydınlık... O bizim olduğumuz yerde zaten hiç yoktu ki de olmadığımız yerde kendini var etsin. O hiç yoktu. Evet, o hiç yoktu. Neden bu kadar tezatlık hayatın aslında yapı taşını oluşturur. Tatmin edemediği için olsa gerektir ki hala tezatlık gökyüzünde raks ediyor. Bir yıldız dünyaya çarpmak için koşarken öteki yıldız yorgunluğunu dile getirip sadece yürüyor. Bazen düşünüyorum da yaşamak için birçok sebebimiz vardır. Ama en önemlisi anlamsız gibi gördüğümüz şeylerin aslında bizim hayatımızın çoğu evresini biz farkında olmadan bize yaşatmasıdır. Yaşamak için sınırsız semboller vardır. Öyle ki az önce bu okuduklarınızdan hiç birbirine uymayan, düşünüldükçe sanki biraz saçma gibi görünen cümlecik yığınlarıyla sizi baş başa bıraktığım için özür dilerim. Ama sizce de hayat bu saçmalıkların birleştirilmesinden oluşmuyor mu????