Akbaba
Dünyayı ve insanları anlamağa çalıştığım ortaokul yıllarında,hem taatlı tatlı güldüren hem de kara kara düşündüren AKBABA dergisinin bağımlısı olmuştum. Halimi Teyzemin oğlu Mesut Abi,babamın çalıştırdığı Şehir Kulübü'nden alıp götürdüğüm eski bir AKBABA'yı ilk okuduğunda katıla katıla gülmüş, o günden sonra beni ( Tenekeci-Lehimci ) çırağı olarak almıştı yanına. Demokrat Parti'nin (DP) iktidarda olduğu 1950'li yıllarda Gediz halkı AKBABA alıp okumaz,alıp okuyana da pek iyi gözle bakmazdı! Mesut Abi'nin verdiği parayla AKBABA almağa giderken nasıl mutlu olduğumu anlatamam
Gediz'in tek gazete satıcısı Şerif Amca,havadiis! Diye bağıra barıra cadde boyunca gezinir,yor- gun düşünce,iki kişinin sığamayacağı kadar daracık büfesinde dıinlenmeeye çekilirdi. İşte o an,havadiis! Sesleninişi bittiğinde anlardım ki Şerif Amca artık mekanındadır.Mekan dışında iken O'ndan AKBABA allamazsınız.Çünkü kimsenin dergi almayacağını bildiği için kol- tuk altına dergi taşımazdı..AKBABA alanlar sayılıydı ve onlar da zaten abonel idiydiler. Şerif Amca ne zaman ki büfesinin önünde beni gördü,işte o zaman tezgah altında benim için (AKBABA ) dürürmü yapmağa başlardı eski gazetelerden!
Dedikoduların gerçek dışı boyutlarda çirkefleşebileceğini anlayacak yaşta değildim. ( Bacak kadar çocuk komünist olmuş da AKBABA okuyormoş ) derlertmiş meğer! Evet,bacak kadar çocuktum.AKBABA okuyordum ama ben (Komünist nasıl olunur),işte onu bilmiyordum.! Şerif amca beni kem gözlerden saklarmış meğer! AKBABA dürrümünü ( yolda açma e mi ) diye tembihlerdi özellikle. Ben de O'nun saklı-gizli Akbaba okuduğunu bilenlerden biriydim. Birgün nasılsa ÇOCUK YİĞİTLİĞİM tuttu,Şerif Amca'nın yaptığı dürümü YIRTTIM! Dergiyi başımın üstünde sallaya sallaya koşaradım geçtim uzun caddeyi.Böylece bizim segili dergimiz özgürlüğe kavuşmuş oldu Gediz'de.Aslında biri daha vardı özgürlüğe kavuşan :BEN! DP.li Belediye Başkanı O halimi görünce küplere binmiş! Dooğru Şehir Kulübüne giderek beni babama şikayet etmiş :( Recep Ağa! Şu oğlunun kulağını çek! Küçük yaşta komünist mi olacak nedir...Eline almış bir Akbaba,sallaya sallaya yolda seğirtiyordu.Olmaz böyle kardeşim! ) Rahmetli babam barışsever bir insandı; küsleri dargınları barıştırır,küçük pürüzler nedeniyle bozulan ilişkileri düzeltmeyi severdi.Belediyi Başkanını kibarca çay ocağına buyur etmiş,okkalı kahve ikramından sonra şöyle konuşmuş: (Reis Bey! Akbaba okuyan herkes komünist olur diye Bir şey yok.Akbaba'yı senden başka okumayan kimse de yok bu kulüpte.Kaymakam okuyor,Ha- kimler savcılar avukatlar okuyor,müdürler öğretmenler okuyor! Şimdi bunlara da mı komünist diyeceğiz? )Reis Bey tek kelime cevap veremeden çıkıp gitmiş kulüpten.