Al Özrünü Çal Başına
Özür dilemek bir erdem işi, soyluluk göstergesi / mi dir?
Özür dilerim Hata benimdi özür dilerim Senden özür dilerim Bir daha yapmayacağım, özür dilerim Bilmeden oldu özür dilerim Yanlışlıkla oldu, özür dilerim Bu sonuca varacağını kestirememiştim, özür dilerim Kazara oldu özür dilerim Bir öfkeyle oldu, özür dilerim Pişman oldum, özür dilerim vs...
Eşine şiddet uygula, kır dök sonra başkalarının araya girmesi ile git eşinden özür dile. Bu defaya mahsus affedil Birkaç gün sonra yine aynı şiddeti uygula, büyüklerden yediğin fırça zoruyla git yine özür dile eşinden. İkinci defa kerhen de olsa affedil..
Çok geçmeden, öfkene, nefretine, ego'na yenik düş, kadıncağızı yine hırpala, sopala, ağız burun kan içinde bırak. Polis karakolunda tüm yüzsüzlüğünle eşinden bir kez daha özür dilemeye kalkış, polisten korktuğun için. Şiddetli geçimsizlikte açılan davada hakim huzurunda ' pişmanım hakim bey, karımdan özür diliyorum' deme terbiyesizliğini sergile. Pes doğrusu ... Bakın tüm bu ağır suç ve hataların sonunda bir 'özür dileme' süreci tekrarlandı durdu.
Şimdi soruyorum; Özür dilemek bir erdem işi mi ? Özür dilemek bir asalet ve soyluluk göstergesi mi ?
Yerinde, uyarında, zamanında dilenen özür dilemeye sözümüz olmaz/ olamaz da.
Özür dilemenin de bir dozu, usulü, erdemli olanı, inanırlığı ve güvenirliği olmalı herhalde. Değilse hep aynı suçu işle, hep aynı özrü dile, buna da ' özür dilemek uygar insan işidir' de !
Özrü kabahatinden büyük demezler mi adama.