Bir Uyandım ki
Yeter uyuduğunuz Öldüğünüzde yeterince uyuyacaksınız demiş şairin biri Çok doğru bi laf etmiş de
kırk yılın başında öğle uykusuna yattım, güzellik için..
bir uyandım ki
aynı dünyaya uyanmışım yine lan
hayal kırıklığımı anlatamam..
Beyin, düşlerin kopçasını dişleri ile açmak ister ama organizmayı soyutlayamaz yaşadığı hayattan, ya hani,,
emperyalizme kalaylı laflar eden ama bizzat süpürmarketi olup onu zincirlemek isteyen esnaf gibi, karı kız kaldırmak için aynı şiirleri kızartıp kızartıp yayınlayan şair gibi (ah ne tatlıdır ahşap postmoderniya..:)) Samimiyetsizliğin şurasını da açayım burasını göstereyim diyen kadınların kendini değersiz hissetmesine rağmen ben inci tanesiyim diyerek dolaşması gibi. Kendi hikayelerini dahi yazamayacak cahil cühellaların kopyala yapıştır paylaşımlarla hareket çekip kendini boşaltımları gibi sahtesin lan hayat.. Heyyy hayat sen çok faşistsin lan, bi de çok yalancısın ... Tepem nasıl attı bak. bazı mevsimler neden çok yünlü, bazı şiirler neden çok kıllı..
yok yahu mevsimle şiirle değil derdim.. Tanrıya ayıp olmasın ama yahu insan yerine başka bir canlı yaratsaydı, koyuna benzer başka bi tür daha yaratsaydı mesela.. Canım Tanrım, bu insanların hepsi sefil bilmez misin... İşleri düştü mü yüce derler senin adına ulu derler, sözler verip tutamazlar, başka zaman akıllarına gelmezsin bile, senin adını kullanıp kutu kutu pense oynayanları unutmamışsındır umarım...Böğüürcem artık.
Ruhsal bir yozlaşma almış başını gidiyor..
Yağmuru ittirerekten yağdıran, rüzgârı yeldir yeldir üfürten, duyguyu duydurtan, Canım Tanrım.
yine bu dünyaya uyandığıma üzüldüm de
franbuazlı pasta neden pahalı nedeeeeen!...