Boşluk
This piece was featured as the selection of the day on 15.01.2021.
Belki de boşluk, tek başına, hiç bir şeye yapışık olmadan, başlı başına vardır. Bir şeylerin uzantısı, tamamlanması gereken, devamı olan bir şey değildir. Yok olandan oluşan değil, salt kendisi var olandan anlam bulabilir bir hale gelmez mi bazen? Bitenin artık olmayanın açtığı derin bir oyukduysa eğer o oyuğa tıkıştırılan her şeyi yutan obur bir karadelik diye tanımlamak kendisini uygun olmaz mı? Var olanın yok oluşu kadar yok olanın var oluşuyla da başka yerlerde başka boşluklar ortaya çıkmaz mı? zamanın sarmalından bir anda fırlayıp çok ötelerde ve çok gerilerde adı konulmamış çağlara ilk adımı atan ayağın altındaki kayan toprakla, ruhun derin zelzeleleri arasında bir boşluk bağı yok mu? Yaşamak, boşlukları tamamlama gayreti olmasaydı keşke, saygıyla kabullenseydik olmayanı olan kadar ve hep bir yerini doldurma telaşını yerine boş bıraksaydık o koltuğu, severdik belki üzerinde var olandan ötürü değil de sırf kendisi için koltuğu. Yaşamak büyük bir boşluğun etrafında dolanmak olsa gerek, er ya da geç içine düşüp düşündüğümüz.