Doğmayı da Unutsaydın..
Unutmanın ne denli içimizi acıttığını ; Unutulmanın verdiği hüznün ne denli büyük olduğunu sanırım buraya kelimelerle yazamayacağım. Bir gün önce arkadaşımızdan emanet aldığımız kalemi evde unuturuz Bir baloya giderken güzel görünmek için kankamızdan aldığımız değerli kupesini yıllarca vermeyi unuturuz. Sakal traşı olunca lavaboyu temizlemeyi, Dışarıya çıkarken terliklerimizi yerine koymayı Telefonumuzu şarj etmeyi, Ödevimizi yapmayı Hatta cüzdanımızı dahi evde unuturuz. Sağlıklıyızdır oysa yani daha yememişizdir kafayı Ama hep bir şeyleri unuturuz. O kadar fazlalaşır ki unutmalarımız gün gelir unutulduğumuzda şikâyet etmeye bile başlarız.
?'İnsan değer ve önem vermediği şeyleri unutur ?' gerçeğini öğrendiğim günden beri UNUTMAK eyleminden nefret etmeye başlamışımdır. Unuttum kelimesi eşittir ?' ÖNEMSEMEDİM'' anlamına gelmeye başlamıştır benim için,
Ayakkabılarınızı giymeden evden çıkmayı unutmuyorsunuz! Alacaklarınızı unutmuyorsunuz. Size yapılan kötülükleri, İçinizi yakan acılarınızı unutmuyorsunuz. Makyajınızı yapmayı, kilodunuzu giymeyi, sevgilinizi aramayı unutmuyorsunuz Ama Arkadaşınızın doğum gününü unutabiliyorsunuz!
O yüzden çok seviyorum doğum günü tarihimi O kadar kritik bir zamana geliyor ki; Gerçekten önemseyen dostlarım ile beni unutan insanları ayırt etmem için neden olabiliyor
Ocak 1 Benim için bir tek günü Yeni yılın verdiği heyecan ve karmaşanın içerisinde beni hatırlayarak bir mesaj çekebiliyorsa kişi, onu ben baş tacı ederim. -Ben çok içtim o akşam -Çok koşuşturma içindeydik unutmuşum. -Yaaa kutlayacaktım ama ne oldu biliyor musun? ............. Bilmek istediğimi sanmıyorum!
Benim sadece bir doğum günüm var Dostlarımın hatırladığını , beni unutmadıklarını kendime ispat etmek için Sadece bir tek gün
Ne bir hediye telaşı içindeyim, ne de beni düşünerek bir eğlence, sürpriz yapmalarının peşindeyim. Bir mesaj istiyorum Ararsa daha da mutlu olurum Bir postacıdan kartpostal, küçük bir mektup gelirse sevinçten ağlarım Kapım çalınır da ?' bak seni unutmadım , bu özel gününde elini sıkıp , sana sarılıp kutlamaya geldim'' denirse , bağıra bağıra ağlarım .!
Unutmayın; bakkala gittiğinizde karınızın verdiği siparişleri eksiksiz almayı, ama siparişlerin yanına karınızın çok sevdiği çikolatayı eklemeyi, Geçen sene size el açıp ?' açım ?' diyen çocuğu, Çok daraldığınızda ?' gel bir kahve içip sohbet edelim'' diyen dostunuzu, Arabaya bindiğinizde emniyet kemerinizi takmayı Terlediğinizde soğuk su içmemeyi Sabah kalktığınızda sevdiğinizi öperek ?'günaydın'' demeyi Akşam yorgun geldiğinizde sizi bekleyeni kucaklamayı Hayata sıkı sıkı sarılmayı Sadece güldüğünüzde değil , ağladığınızda da şükretmeyi asla UNUTMAYIN .!
Unutmayın size yapılan kötülükleri ama ıslanmayasınız diye şemsiyesini paylaşan dostunuzu da unutmayın. Unutmayın sevgilinizi, canınızı, ciğerinizi ama sevgiliniz ile yaşadığınız ayrılıkta başınızı yasladığınız dostunuzu da sadece dara düştüğünüz zaman hatırlamayın. Patronunuzun gözünde yücelin, büyüyün, başarılı olun ama size o işi öğretmek için zaman harcayan arkadaşınızı da satmayın Babanızı sevin, sizi karnında taşıyan analarınızı bir tarafa atmadan Karınızı sevin, sizi karınıza eş olabilecek yaşa getiren ailenizi unutmadan
Unutmayın; Ne para ne kariyer ne başarı size eşlik edecek bir camiinin avlusunda boylu boyunca uzanırken sizler, En az 4 dostunuz olmalı ya da sizi unutmayan 4 arkadaşınız, yaşarken sizin unutmadıklarınız! Yoksa tabutunuzun içinde dahi , rahat olmaz son yolculuğunuz.!