En asi başeğme ya da baş eğen isyan
her zaman karşı çıkmak olmuyor!!! bu bir isyancının açmazıdır.duyulsun edildi ilan!boyun eğenlere seslenmiyorum.dik durmaktan omuzları betonlaşanlara bağırıyorum avaz avaz.çökmedi mi omuzlarınız bu yükten? bazen yuvarlanmak gerekiyor inerken yokuştan,kendini kayalara çakıllara,çimen ve çiçeklerin kollarına bırakmak... bu bir vazgeçiş değil!tükeniş değil!alacağım sıyrıklardan kırıklardan yada akıtacağım kandan duymadığım korkuyu,siz her isyan çığlığında duyuyorsunuz oysa.kim korkak simdi konuşsanıza?çılgınlığınızla övünürdünüz hep.ne kadar ''hayır''derseniz o kadar ayrısınız sürüden.bu değil miydi hep düşünceniz ve şimdi ağırlaştınız kendi üzerinize çökecekmiş gibisiniz.''evet''demek her zamana doğru degıl evet,ama hayır demekle olduğunuz yere sabitlendiniz. ve ben bir arpa boyu öndeyim sizden.yuvarlandığım yerde açacağım arayı. sizin yaptığınız dpğaya aykırı.sisteme itaat etmemek gerek doğru,ama doğaya karşı gelmektir asıl ''yok''olum!yok olum,en zavallı ölüm! doğa devinimden yana,doğa deveran... hiçbirşey yapmamamdan iyidir kendimi doğaya bırakmam.o beni koyacak bir yer bulur.ve yaşarım önce felç sonra yok olmadan! sadece karşı çıkmak için çıkışmadım düzene.düzende tutunabilecek dal hep vardı,o döngü yüzünden isyanın da bir hududu oldu!her zaman karşı çıkmak olmuyor,yuvarlanmak da bir çıkışsa,bu sizin gibilere dair en gerçek isyandır! siz ''tam ve olmuşlar'' olarak çakılmışsınız,yalnızca kendi zihninize...sivrilmişsiniz,bilenmişsiniz...yontulmanız gerekırken,o acıdan korkuyorsunuz.yontulup törpülenirken çekeceğim ızdırap,doğaya benzedikçe azalacak!ama siz,toprağın kendisiyle bütünleşmesini yüzyıllarca reddedeceği bir plastik kap gibi,yaşadıkça bekleyecek ve bekledikçe kederleneceksiniz!