Hiç Yaşanmamış Olması Muhtemel Bir Şey
Yılların terzisi Yıldıray dayı,bir yılbaşı arifesinde kolayı dikmeye karar verdiğinde ,kendisine bardak uzatır yakalamıştım kendimi.Son günlerde dertliydi,yılmıştı,dertleşecek birini arıyordu besbelli:"Biten bir yılı yeni bir yıla iliştirmek,pekiştirmekmiş yıldıran beni yıllarca,sonunu getiremeyeceğini bile bile,bundanmış kolaya kaçmam son zamanlarda,oysa meret her yönü ile zararlı da."Duraksadım,"ne kadar çok çok anlamlı kelime var bu öyküde" dedim kendi kendime.İhtiyarlıyor mu,yılları eklerken,yoksa bunu kendisinin yaptığını mı demek istiyor kendisine yılların terzisi derken?Adında bile yıl ve ay geçen bir insan olması mı yılgınlığının sebebi?Zorluktan kaçarak kolaya kaçmak,terzi olduğu için kola dikmek,ne çok metafor var bu öyküde...Duraksadığımı görünce keyiflenir gibi oldu:"Acı sever misin,delikanlı?" dedi."katlanabileceğim kadarını" dedim.İyice keyiflendi,bir an kendimi onun yemini yutmuş bir balık gibi hissettim,gözlerinde beni bir an önce sandala alma heyecanı yaşayan ihtiyar bir balıkçı gördüm."Acı,yemekleri lezzetlendirirken insanı olgunlaştırır.Acı katılmamış bir yemek ile acı çekmemiş bir insan eksiktir çokça" dedi.Başıma geleceklerin tedirginliği ile bir şey diyemedim,yemi yutmuş bir balıktım ben,her şeyi oluruna bırakmalı,bir fırsat bulursam denize atlayacak gücü tutabildiğim kadar tutabilmeli idim."İyi misin?" dedi.Gözlerine bakamadım,gücümü muhafaza etmekle meşguldüm fazlası ile."İyiyim,iyi" diyebildim sadece."Canını mı sıktım,delikanlı?" dedi,sanki misinayı biraz salacak gibi yapıyordu,biliyordum,tam kurtuldum diye ümitleneceğimde tekrar olanca gücü ile çekecekti,ümidimi yitirmem için yapıyordu bunu ve elimde kalan yegane varlığı elimden almaktı amacı.Son şansım,onu bir an için de olsa şaşırtabilmek,o hayati duraksama anını yakalayabilmekti."Aslında" dedim,duraksayıp bir nefes aldım,cümlenin gerisi kendiliğinden dökülüverdi:"Bunaltınızın titreşimi...Sanırım benimki ile aynı frekansta ve bir rezonansa sebep olmaktasınız içimde,yıkıcı bir etkiniz var üzerimde." Bunu beklemiyordu,misinamın gevşediğini hissettim,derisi zehirli bir semenderin kendisini yutmuş olan boğa kurbağasından kurtuluş anını yaşadım bir an...Avın kurtuluşu,avcının sonu...Keyfi kaçmıştı,önce ıslandı altı kırışıklıklarla kaplı gözleri,ardından yanaklarından aşağı,kırışıklıkların arasından kendine bir akış yolu buldu göz yaşları.Biliyordum ki konuşursa avantajımı yitirecektim,kaçmalıydım,sakladığım o son enerji ile fırladım,bir şey demeden kaçtım dükkandan dışarı.Bir daha da o dükkanın önünden geçecek cesareti bulamadım kendimde.