İçimde ki Martılara Simit Atan Adama
This piece was featured as the selection of the day on 11.11.2014.
''İçimde ki martılara simit atan adama''
Güzel olan her şeyi sana armağan etmek istediğim günler oldu... Çok sevdiğim gülüşümü, gözlerimi ve unuttuğum anımsayamadığım bir çok şeyi... Mutlu olman iyi olman önemliydi, hala da öyle ve mutlu olacaksın biliyorum... yalnız gecelerinden, karanlıklarından, korkularından sıyrılıp başını omzuma yaslayacaksın...
-Sana verdiğim gözyaşlarımı unutup-sen aşk mısın ki- diyeceksin- Bugün sana baktım nice zamandan sonra, parmak uçlarına uğur böceği konmuş gibiyidin... mutlu, dingin, sessiz. Hep öyle kal olur mu? Benim sevdiğim yerde benim hayalimde ki gibi. Mesela affet kendini, ben öyle yaptım seni ve sensizliği affedebilmek için kendimden başladım buna. Biliyorum ve çok acıtıyor bildiklerim...
Doğmamış ve hiç doğmayacak çocuklarımız, kurulmamış evimiz, sobamız, küçük çaydanlığımız, sıkış tepiş uyuduğumuz televizyon karşısında ki kanepemiz... tüm bunların olmayacağı düşüncesi acı... çok fazla acı... Oysa sana bakarken sahiplenmiştim çoktan çenende ki gamzeyi, saçında ki birkaç tel beyaz saçı, beni kızdırmak için sırıttığında yanaklarında oluşan tatlılığı...
Biliyorum, bu hikayeyi kendi ellerimle kaybettim. Ama sen hala ilk gün ki gibi -içimde ki martılara simit atıyorsun- Söyle ona! İyi baksın sana, gece pencereni açık unutma, belini üşütme mesela, üzerini örtsün... Her tıraş olduğunda yanağına bir öpücük kondursun Seni çok sevsin ama benim kadar çok değil Sevdiğin yemekleri yapsın ve sen kızdığında alttan alsın Sen de onu çok sev ama beni sevdiğin kadar değil...