Kadınlar Haddinizi Bilin
This piece was featured as the selection of the day on 18.11.2011.
(Kadınları aşağılayan atasözleri)
--kadın erkeğin şeytanıdır --kaşık düşmanıDIR --saçı uzun aklı kısaDIR --eksik etektirTİR --kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeYECEKSİN --kadını dövmezsen, saçının köküne şeytan yuva yapar --erkeğin elinin kiri, kadının yüz karasıDIR --avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar --avradı eri saklar, peyniri deri SAKLAR -- ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez --al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don --oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi --avrat malı, kapı mandalı --gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz --etin iyisi bacaktan, kızın iyisi ocaktan --yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı --tarlanın taşlısı, kızın saçlısı --tarlayı düz al, kadını kız al --pekmezi küpten, kadını kökten al --kadının yeri kocasının yanıdır --kadın kocasını isterse vezir, isterse rezil eder --ilk karı dert karısıdır, ikinci karı mülk karısıdır --kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al --kız kendi havasına bırakılırsa, ya davulcuya gider, ya zurnacıya --kız kocaya, oğlan hocaya --kızını dövmeyen, dizini döver --kadının geçimini koca sağlar --iş bilmeyen kadın dile düşer --kadın evin hem hanımı, hem hizmetçisidir --iyi kadın kendisini kocasına dövdürmez --kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını --yedi yaşından sonra kızın ayağı yere değer --kız sen hele bir he de, nikahta keramet vardır --ocağın yakışığı odun, evin yakışığı kadın --onbeşinde kız, ya erde gerek ya yerde --kadına mı gidiyorsun kamçını unutma --dişi köpek kuyruğunu sallamazsa, erkek köpek ardından gitmez vb...
İzlenim odur ki; insanlığı yaratılışındaki dengeye oturtmak için devrim gerekmektedir. Erkeğin kas gücü, dişinin mucizevi naturasıyla dengelenmiştir, yani dişi ile erkek arasında üstünlük-aşağılık yoktur yaratılışta. Kadının aşağılanmış olması yapaydır. Bu, doğal algılardan uzaklaşan, dayatma ve anlayamama baskısına uğramış küçük insan topluluklarında başlayarak, çağlara yayılan bir bağnazlık hastalığına dönüşmüş olmalı. Dine, düşünceye, geleneğe, ahlak anlayışına ve yaşayışa bulaşmış bir hastalık. Onlarca yüzyıl kronikleşmiş bir hastalık. Tedavisi/düzeltilmesi için de onlarca yüzyıl mı beklemek gerekecek. Erkeğe-kadına dağa-taşa işlemiş, din emirleriyle pekiştirilmiş, vazgeçilmez yaşam tarzı olarak kurallaşmış, hele insanoğlunun yarısını miskinleştirerek, diğer yarısını ezerek İNSANIN DÜNYA YAŞAMINI zorlaştırmış, kirli bir olgunun bilincine varanlar, devrim niteliğinde cesur adımlarla iyileştirmeyi yani YARATILIŞIN ÖZÜNDEKİ DENGEYİ yeniden bulmayı denemelidirler
Müsadenizle