Karar Sizin
This piece was featured as the selection of the day on 28.07.2015.
Savaş ve barış, insanlığın başlangıcından beri var olan, iki zıt olgudur. Toplumlar hangisini seçeceğine karar verirken, çok iyi düşünmeliler.
Bir ülkeyi barışla taçlandırmak varken, savaşın dikenleri ile taçlandırmaya çalışmak, o ülkede yaşayan insanlara karşı yapılan en büyük haksızlıktır ve ne yazık ki savaşın soğuk rüzgarı en fazla çocukları üşütmektedir.
barışın olmadığı ülkede toprak mevsim açmaz yıldızlar kör olur ay ve güneş susar sadece ilkellik konuşur karanlıkla beraber cehennem ateşinde yanarken umutlar çocuklar gülmeyi unutur
Çocuklarımızın kuş cıvıltıları arasında huzurla oyun oynamaları varken, sokakta bomba ve silah sesleriyle dehşete düşmelerine neden olan biz büyükler, acaba bu suçumuzun farkında mıyız?
Onları cehennem ateşinde yaşatmaya hakkımız var mı?
Dünyanın birçok bölgesinde çocuklar, savaşın ortasında yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar.
Irak, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Yemen' de yaklaşık 21 milyon çocuk doğrudan savaştan etkilenmektedir. Dünyada bulunan 60 milyon mültecinin yaklaşık yarısı çocuklardır. (Birleşmiş Milletler 2015 yılı Unicef Raporu)
Savaşın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri;
- Çocukların çoğu fiziksel ya da psikolojik zarar görür. Yaşadığı ortamın güvenli olmadığını düşünen çocuk, endişe ve korkuya yenik düşebilir; cinsel istismara uğrayabilir , sakat kalabilir.
- Daha yeni yeni dünyayı tanımak üzereyken, savaşın karanlığı ile tanışan pek çok çocuk, ebeveynlerini kaybetmekte, kimsesiz çocuklar arasında yerini almaktadır.
- Sağlık sistemleri ve altyapı tahrip edildiği için hastalandıklarında tedavi edilememektedirler.
- Kaynakların sınırlı olması nedeniyle yetersiz beslenme, gelişimlerine ket vurmaktadır
- Bazı çocuklar kaçırılarak zorla asker yaptırılmakta ve intihar eylemlerinde kullanılmaktadırlar.
- Savaşa karşı en güçlü silah olan eğitimde aksamaktadır.
Silahların gölgesi altında yaşayan bir nesilden, gelecekte sağlıklı kararlar alan bireyler olmasını beklemek, sadece bir hayaldir.
Ancak dünya uluslarının sorunlara barışcıl çözümlerle yaklaşması, gelecek nesiller için umut kaynağı olabilir.
Toplumlar savaşa neden olacak her türlü eylemden uzak kalmalı, barış için birbirlerinin haklarına saygılı olmalıdırlar.
Savaşın suçunu politikacılara atmak, sorumluluktan kaçmaktır. Yaşananlardan en az onlar kadar biz de sorumluyuz. Unutmayalım ki o politikacıları seçen bizleriz. Onların kararı bizlerin kararı sayılır.
Çocuklarımızın geleceği için doğru kararlar vermeliyiz. Daha iyi bir dünya daha güzel yarınlar için...