Kelimeler Cemre ve Yusuf Üzerine
This piece was featured as the selection of the day on 26.02.2016.
Suların bile kaldıramadığı oksijensiz bedenlerimizi, kara toprağa adak diye sunduğumuz karanlık gecelerimizi, kendimizin bile taşımaktan yorulduğumuz bedenlerimizi şöyle bir kenara atıp, bir bankın üstündeymiş gibi, birkaç kuşa ekmek veriyormuş gibi akışına bıraksak ruhlarımızı, onları süsleyen hayallerimizi...Kara toprak hesap sorar mı yine? Taşımayı beceremediğimiz her şey adına, taşıtmak istediklerimiz ve toprağı mecbur bırakışımızın üstüne...
Neye atsak ellerimizi biraz, umutsuzluk kokmasın diye kelimeleri süsleyişimiz, karanlığı öven, yalnızlıkları kalabalıklaştıran şiirleri bir ip yumağına sarışımız, kelimelerle oynamak bir ömür. Harfleri değiştirmek, sözleri değiştirmek ama hiç değişememek...Yine aynı bahse tutuşmak ama içimizdeki umudu bir türlü tutuşturamayışımız...Talihimize biçilen, bizi hep aynı çukura düşüren kara bulutlar. Hepsi ama hepsi onların suçu olsun haydi! Yağmuru getirişlerine pişman edelim, bahaneler bulalım bulutlara bile, gökyüzünü suçlayalım mesela...Yerdekileri ihmal ettiği, kah kuru kah ıslak ama sürekli bizden habersiz bizi değişik hava olaylarına maruz bıraktığı için.
Birileri cemre mi dedi az önce? Sanki duyar gibi oldum, ruhumu üşüten kışların üstüne. Ruh üşür müydü peki? Kaç ruh üşüyüp terlemeden atlatabilmişti ömür mevsimini? Cemreye mi şimdi de bu isyan peki, bunca üşüdükten sonra? Hayata; treni kaçırmış ya da tren gelmekte geç kalmış gibi bezgin bakmak, usandıran tekrarlar, acımasızca sarf edilen s/özler, dilden gönüle, gönülden dile akıttığımız, zehirden farksız...Kelimeler ah! İnsanı insana kırdıran, geceyi ağlatan, henüz kendini tamamlamadan dökülen, daha süzülemeden hayata, bir kelebek gibi kanat çırptığını hissedemeden, etrafını yakan kelimeler...Özüne düşman, savaş yeri kelimeler!
Bu bahar da boynu bükük kardelenlerin, hem de büküklüğün hesabı yok. Haydi Dünya nefes al, nefes ver! Akışına bırak bir kez daha doğayı.Bizden geçmedi biliyorum, yeniden toparlamalı dağılanları. Evet bir şeyler yapmalı Dünya çocukları! Siyasi ilişkiler kadar karışık biliyorum "Dünya komşulukları..."
"Tak Tak! Tık yok. Tak tak ! Tık tık! Yeter! ölmesin artık" insanlık..."
Bir bankın üstünde ruhum Bakın çırılçıplak Ben kral değilim Toprak değil istediğim Bir kefen gibi Elimde taşımak bedenimi Hiç dokunamadan ölmek, sevdiklerime Bu değil hayal ettiğim. Kendimi düşmana anlatacağım diye İhmal etmek yarınlarımı Bir cemreden beklediğim Bahardan da fazlası Barış için açın çiçekler! Kaç bahar oldu Saymaya gücünüz yetmez Bekletmeyin yusuflar!
"Tak Tak! Tık yok. Tak tak ! Tık tık! Yeter! ölmesin artık" insanlık..." ... Şule Meryem Canpolat Şimşek Geceye Notlar