Komün Halka
This piece was featured as the selection of the day on 17.01.2015.
Şimdi seni şehirimin ruhuna çağırıyorum bol miktarda sahil ve martı deniz yanlarından kucaklayacaklar seni Sayki evimiz denizin üzerinde ve pembe. Uyuşturucu krizinde gibi yaşayanlar cerehattan yapılmış bir duvarın dibinde sıralanmışlar ve siyah biraz ışığa çıksalar dizleri üzerine düşüp etlerindeki acıyı unutsalar..
Korkma korkma onları görüp, sesizliğe bürünmüş olsakta konuşma sorma cevap arama vücudumuz aklımız kalbimiz ve bu dünya içinde olanlara...
Sayki ne ekeceğimiz toprak ne koklarken ağlayacağımız çiçek olacak (bunların ilk sahipleri yine bizdik) Ürdünü ürdün yapanlar Cizreyi ameliyat masasına yatıranlar İzmirin ciğerinden duman çıkaranlar Parisin taşkınlığını alkışlayanlar Newyorku büyük bir silah yapanlar burnunu sıkıp Diyerbekiri hapşurtanlar dili ve dini türlere bölüp soğukkanlı bi şekilde tarihe dayanıp insancıkları ayrıştıranlar herbirimizi yıkama budama dağıtma birbirlerinden uzaklaştırma işleminden geçirip odaksızlaşmamaya birleşmemeye vicdan ve yorum muhakemesi yapmamaya yöneltenler amacın adını para koyarak bizi yaşarken
öldürdüler...
sevgi satın alınır mı
ya da iç huzur ya özgürlük...
Yani
ya hep birlikte kımıldanışımızı rüzgara verecek o rüzgarla beslenecektik ve paylaşacaktık zayıflıklarımızı
ya da kaçacaktık göğsümüzden fışkıran arzuya
Sanma ki burada unutacağız ahalimizden olmayan canları gökyüzüne baktığımızda aynı şeyleri bağırdığımız güneş insan olana gülümseyecek
Kuantum fiziğini yıllardır araştıran beyine de topraktan başka bir şey bilmeyen elindeki nasıra bakakalana da
Hiç yaşlanmayacak bize merhaba diyenler ister tüm felsefi kitapları ve yazarları karıştırmış x olsun ister ruhundan konuşan bilgisiz y olsun
Burada eski ve yeni eksik ve fazla çirkin ve güzel az ve çok birbirine karışır..
Aynı derinlikle seveceğim onları Ama seni daha çok
Senden daha çok seversem şiirden firar etmiş bir neşeyi kıskanmazsın bilirim
veya sen benden daha çok seversen sesini beğendiğin bir geceyi eğer bulmuşsan onda sana veremediğim gizli yolların haritasını geçirememişsem aşkın katmanlarından seni bir üst noktaya onun geçireceğine inanmışsan
inan kenara çekerim 'sevdiğime iyi bak' derim..
derim sana da derim senin için..
Tabiki de derim
beni bir süreliğine çürümekten alıkoyansın Başka bahçelerde gezinmeye karar verirsen ağlamam buna
Tetiği çekilmiş dirençtir elimdeki önce sana sonra bana sıkarım
Tatlı usul dingin kadife gibi seviler bulalım diye..
ölüp tekrar doğalım..
diye...