Mutluluk
This piece was featured as the selection of the day on 15.08.2023.
Ana rahminden ilk çıktığımızda hayatın acı dolu nefesini çektiğimizde ciğerlerimize ve bu acı ile çıkan gür sesimiz belki de hayat boyu bir daha acılara sesimizi çıkaramayacağımız gerçeği ile bu kadar gür çıkmıştı kim bilir,
Hayatın hep mutluluk dolu olduğunu sandık, oysa ilk gözlerimizi açtığımızda bu dünyaya ağlayarak başladık nefes almaya, hayatın acıları, kaderlerini ilk o an çektik ciğerlerimize.
Sonra başladık mutluluk aramaya, her taşın altına baktık, tüm sokakları dolaştık, her yeri karış karış aradık, yine de bulamadık.
Oysa herkes mutluluğu yanlış yerde aramıyor muydu? , kimi bir insanda, kimi bir nesnede. İnsanoğlu sürekli oyalamaktadır kendini 'şu yük kalksın Bi üstümden mutlu olacağız veya şöyle bir lüks bir yaşamım olsaydı mutlu olurdum' vs peki mutluluk gerçekten bunlardamıydı?
Sahi mutluluk neydi? Para mı? Aşk mı? Mutluluğun sırrı neydi? Mutlu olmak için ne yapmak gerekliydi?
Milyonlarca soru sorulabilir, fakat kimse fark etmez ki insan olduğu ile mutludur, mutluluğu aramak gerekmez, bazen bir annenin saçını okşamasıdır, bazen ise eline veriler küçük bir şeker, bazen bir gülümseme, bazen ise baktığın gökyüzü, bazen güneşin doğuşu, bazen ise güneşin batışıdır.
Aslında mutluluk birazda acıydı, kederdi, gözyaşıydı önemli olanda bunların içerisinde mutlu kalabilmekti, mutlu olabilmek için ilk önce hüznü tatmak gerekir aslında, işte o zaman mutluluk nedir anlaşılır. Ama bizler sadece mutluluk bekledik hüzün, keder, acı olmadan safi mutluluk bekledik.
Mutluluk insanın kendisidir, mutlu olmak insanın elindedir, mutsuz olmakta, seçenek hep bizdeydi, sadece biz mutluluğu hep başka yerlerde aramayı tercih ettik, hep başkalarında sandık, oysa hep bizdeydi...