Nirvana
martılar geçiyor olmalı birazdan kızıllaşacak çığlıkları kımıltısız ve soğukkanlı bir güzellik var acımda öpücük makamı şarkılara yol alıyor bulutlar sessiz bir düş yağmuru bekliyorum sayısını unuttuğum yeni bir ölüme geçtim...
Kalemim kıpır kıpır. Haydi durma yaz, haydi durma yaz diye fısıldıyor. Suskunum, sesim kalemimin ucunda. Fakat aklım pek beceriksiz bu gece . Gözlerim ihtişam hala ama. Gülümser onlar geceye aya ve yıldızlara . Körfeze bakıp düşlemeyi pek severler. Geçen bir gemi varsa eğer biner giderler . Şimdi motorlu atlı birlikler geçiyor içimden. Kalemim sabırsız. Ruhum bekleme salonu birbirinden geçimsiz hastalarla dolu. Bir kalabalık, bir kargaşa. Ne bu acele, bu telaş ? Yolun sonu aynı nokta...
Kadın kır zincirlerini ya da sev zincirlerini Kadın irdeleme mutlu muyum mutsuz muyum. Uzak denizlere özlem niye ? Genç kızlığında kalmalıydı bu telaş. Aşka ne merakla bakardın. Ne meraklıydı dudakların. Ya ellerin, kuş kanadı ellerin. Konsam mı, konmasam mı ? Yuvaya geç kaldım. Babam kızar mı ? Uçsam mı uçmasam mı ?
Sessizlik lütfen! Düşünüyor kadın. Aşka dair çok az anılarım var. Sırlarım yok, tenin yangınlarına dair. Yakınımdadır belki özlediklerim. Özlenenim belki yakınımdakiler için. Hayatla geçimsizim, bir özlem var ama nedir bilmiyorum. Hayat yorgunluğu sanırım , bir ben değil herkes tutsak rolüne. Ah bu insanlar, parmak uçlarına kadar birikmiş karaları var. Yılan gibi çöreklenmiş her birimize yılgın travmalar. Aradığımız dünyalar hiçbirimizde gördüklerimiz yaşadıklarımız olmamıştır. Hep yeni bir öyküye gitme isteği. Gidilebilinir tabi, cesareti olan için iki adım yerküre. Rus ruleti yaşamak. Anlık korkular, anlık çoşku ve bakışlarda merak. Ama sayfayı çevirdiğin gibi bulunmuyor doğru öykü. Ve floresan ışığı değil güneş. Bozuk ciltleri gösterbildiği gibi, bozuk ruhları gösterebilir mi ?
Kalemimin ucunu kemiriyorum, gözlerim kimbilir nerede. Hayata dair daha önce yazılmayan ne yazabilirim ki diye düşünüyorum. İç organlarım dolu ama içimde bir boşluk. Bu bedende bu gece bir anormallik var. Tek normal olan şey kalemim, onu da kemirip durursam kendime benzeteceğim. Akacak mürekkebi, oraya buraya damlayacak. Yazamayacak. Yaşayamayacak...
Sizi ısıranlar olmadı mı ? kanamadınız mı ? ağlamadınız mı ? Damlamadınız mı oraya buraya ? Hayat kimimiz için bize saldıran vahşi bir hayvan. Kimileri susar saklanır. Sesi soluğu çıkmaz, çıt çıkarmadan yaşar gider. Kimimiz içinse hayat avuçlarında tuttukları minicik bir kuştur. Geleceği onların elinde olan bir kuş...
Cici kuş Artık tanışalım mı ? Ben Nilgün...