Sevda Ateşim
Suskun bekleyiş ve kıpırdanışların ardından o gün geldi ve çattı.2mayıs cumaydı günlerden. ilkbaharın o muhteşem uyanışı gibi serseride uyanabilecek çicekler açabilecekmiydi acaba.Serseri dendiğine bakmayın yüreği aşkın serserisi olmuştu... Günlerce baktığı,sevdasına yakalandığı esas kız şimdi karşısındaydı.. esas kızdan bir tepki. ne olacaktı çekip gidecekmiydi esas çocuk yoksa orda durup yüreğinimi dökecekti... Gitmeyi düşündü ama yapamadı inci tanesi gibi iki tane eşsiz güzellikteki göz onu izliyordu.. Nefesini topladı ve bir çırpıda döküldü içindekiler seviyorum seni diye cümleye girdi sanki dili değil yüreği bir kalem olmuş aşkını yazıyordu yazdıda esas çocuk esas kızın kalbinde küçük bir kapı açmayı başarmıştı.Ne güzel sevgili olmuşlardı günler akıp geçerken serseri aşkı ile hayatta kalmayı yıkılmadan yoluna devam ediyordu , ağacın toprağa baglandıgı gibi bağlanmıştı seviyordu,sevecekti... Hayat bu kader ağlarını ördümü bilinmez engeller bir bir karşılarına çıkıyor her engelide atlatabiliyorlardı. Son engel olmadı esas kız hastalandı.ilk kez tökezledi düşecek gibi oldu esas çocuk yanına sokuldu koluna ridasını toplamasını sağladı desteğini göstermeye çalıştı... Olmadı hastalık bizim esas kızın herşeyini yiyip bitirmeye başladı kavgalar gün geçerken arttı, yapamıyordu esas kız yeniliyordu hastalığına. Yenildide.. büyük bir suçlama esas çocuk beyninden vurulmuş gibi oldu sanki sevdiğinin yanında bulunan o değildi bir başkası gibi bir tepki gördü.. Bunalımlarda olan serseri yapamadı daha fazla susmadı oda içindekileri döktü haykırdı gerçeği anlatmaya çalıştı olmaaadı.. Ayrılık geldi çattı buruk bir sesle gözler yaşlı küçük bir söz ELVEDA.. Boşa denmemiş vedalar zamansızdır diye. Öylede oldu zamansız bir veda, acımasız bir ayrılık olmadı kader ya bu olmayacaktı engel olacaktı,ayırdı esas kızı esas çocuktan... Bu ayrılıktadamı bir hayır vardı yoksa gerçekten mi istenmedi kavuşmaları... Ayrılmışlardı bu kadar sevmesine bu kadar bağlanmasına karşın serseri kendini kaybetmişti yapamıyordu aşkını sevgilisini arıyor ama ulaşamıyordu ne zaman unutacağım dediysede her geçen gün dahada bağlandı,bağlandı,bağlandı... Sevgiliye bir ilk kez konuşurken sonda ayrılırken bağlanılırmış öylede oldu.. Yüreği yanıyor meleği gördü esas kız dışında her kız ona şeytanı andırıyordu. bir oyuncak misali oynadı onlarla sevgilisinin yokluğunu kimseler dolduramadı olmadı olmadı... Aradan tam 19 ay gibi asır sayılacak üzüntüden kefen giyilecek bir zaman geçmişti..Esas kız giderken kırmızı kar yağarsa ozaman senle olurum giyip gitmişti... Kar yağdı ama kırmızı değil serserinin tamda evinin üzerine.. babası hastaneye düşen serseri elinden gelenleri yaptı azrail geldi günlerden perşembeydi.. aldı gitti koca reisinin ruhunu... hastaneyi koca kayseiyi üzerine yıkan felek serseriyi yetim bırakmıştı acaba ne olacaktı şimdi annesi kız kardeşleri kendi ne olacaktı şimdi... matem yeri sessizlik bir melek daha gelmişti ama azrail değil bu... işte o gelmişti ESAS kız gelmişti hemen esas çocugun yanında. hayat acıydı. hayatın tatlı yanı esas kız burdaydı... mahçup üzgün ve yasda olan serseri esas kızın gözüne baktı.. ah o gözler ahhhhhh.
tekrar birleştiler günlerden cuma martın 4 ü 2011. herşey toparlanıyordu serseri girdigi saplandı bataklıktan dibine düştüğü uçurumdan geri çıkıyordu.herşey çok güzel esas kız beyaz önlükler içinde tam bir melek olmuştu..diyorum ya MELEK.
esas kız ne kadar anlamasada serseri onu çok seviyor her zamanda sevmeye devam edecek her zman olduğu gibi... serserideki bu sevgiye anca esas kız yakışır çünkü ondan güzel iyi candan sevecen birsevgili daha olamaz... AZRAİL esas çocugun canını allıncaya kadar esas kızı sevecegine sayacagına sahiplenecegine bırakmıyacağına dair söz verdi.haykırdı dünyaya duy ulan "DÜNYA ALACAĞIM BEN BU NAZLI YARİMİ EVLİLİĞİN EN GÜZELİNİ YAPIP KADINIM DİYECEĞİM SENDE ENGEL OLAMAYACAKSIN BUNA..." BUGÜN İKİNCİ BAHARIN 3. AYI HER NE KADAR BEDENLERİ YANYANA OLMASALARDA BİLİYORUM Kİ YÜREKLERİ birbirleri için atyor.vede atmaya devam edecek
esas kız-nazlı yar-sevgili= canan serseri-esas çocuk=selim