Teknoloji Şirketlerinin Gerçek Yüzü
- Dünya devi şirketlerin garajlarda kurulduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
- Bildiğiniz tüm sosyal medya ve güvenlik teknolojilerinin atası ve kurucusu CIA desem. Teknoloji devlerinin kendi kendine büyüdüğü masalını unutun. Bu gün kullandığımız birçok teknolojinin alt yapısı 1999 yılında CIA tarafından kurulan In-Q-Tel'in yatırım listesinde yer alıyor. Bu şirketler birer ticari başarı değil, birer istihbarat projesi aslında. Google'nın bu gün dünyayı izlediği Google Earth sistemi aslında In-Q-Tel tarafından fonlanan KeyHole adlı bir şirket. CIA bu haritalama teknolojisini önce kendi gözetimi altında kullandı, sonra Google'a devretti...
- Facebook'un sermaye yapısının arkasında yine In-Q-Tel var. Bugün Facebook'un yürüttüğü davranışsal modelleme ve kullanıcı profilleme algoritmaları In-Q-Tel'in istihbarat amaçlı geliştirdiği yığın veri analitiği yazılımlarının sivil piyasaya uyarlanmış hali.
- Amazon bugün artık sadece bir alışveriş sitesi değil CIA ile 600 milyon dolarlık bulut bilişim sözleşmesi imzalayan Amazon Web Service'in arkasında In-Q-Tel'in daha önce yatırım yaptığı Elemental Technologies Şirketi var. Yani Amazon artık istihbaratın verisini tutan ana kasa haline geldi.
- Daha önce detaylı şekilde anlattığım Palantir ise In-Q-Tel'le göbekten bağlı. Peter Thiel tarafından kurulan bu yapı In-Q-Tel'in öngörücü analiz ihtiyacını karşılamak için doğdu. Günümüzde Palantir devletleri, bankaları ve teknoloji devlerini birbirine bağlayan istihbarat işletim sistemi görevi de yürütüyor. Apple'ın geliştirdiği yüz tanıma, biyometrik güvenlik ve dijital takip altyapılarının omurgası In-Q-Tel'in biyometrik girişimlerine verdiği desteklerle gelişti. Apple bu teknolojileri güvenlik adı altında cihazlarına entegre ederek aslında istihbaratın yıllardır istediği her an her yerde tanımlanabilir birey modelini tamamlamış oldu. In-Q-Tel bu şirketleri kurmadı istihbarat için geliştirilen teknolojilerin ticari dünyaya taşınmasını finanse etti... Bugün Google, Amazon, Facebook ve Apple istihbaratın verisini taşıyan devasa taşeronlar.
- Oyunun kurallarını kimin yazdığı artık gizli değil. Oyunun mimarı belli, kullanılan araçlar belli, alınan sonuç belli. Önemli olan hangisinin daha başarılı olduğu değil, hangisinin aslında kime çalıştığı, kime hizmet ettiği. Bu anlattıklarım 2030 Dijital Hapishane kitabımda ele aldığım çok daha büyük yapının sadece küçük bir parçası. Çünkü mesele birkaç teknoloji şirketi değil, 2030'a kadar inşa edilen dijital sistemin tamamı. Peki sizce teknoloji şirketleri gerçekten bağımsız mı, yoksa devletlerin birer uzantısı mı?
ALINTIDIR- İlkay ZAMAN