Anlarsın
İnsan denen yaşam formu,
Sana dedim duyduğun doğru,
Kulaklarını tıkama, yaklaş bana doğru,
Yazık kendini nimetten saydın,
Ama yaratılanların başına en büyük belaydın,
Bir kere dikkatlice aynaya baksaydın,
Ne halt olduğunu çok geçmeden anlardın.
Hani otuzundayken dünyanın en bahtiyarıydın,
Her sabah başka bir kolda uyanmalıydın,
En pahalı kırmızıyı önce sen tatmalıydın,
Haberin yoktu, uyandın sandın,
Uyandıkça daha derin uykuya daldın,
Tattıkça beynin sulandı, sonunda bunadın,
Artık sol yanında çarpan şeyden de bihaber dardın,
Bulutların üzerinde olduğuna aldandın,
Oysa bin kat yerin altındaydın,
Hor gördüğün zavallılardan daha zavallıydın,
O küçük vardı ya tiksinerek baktığın,
Sen onun bastığı toprak bile olamazdın,
Para kazanmanın her türlüsünü mubah sayardın,
Onun kokusu için en kıymetlini satacak kadar tamahkârdın,
İşte en büyük korkun, sonunda yaşlandın,
O zaten bakmadığın aynalar, oldu en büyük düşmanın,
Yıllarca peşinden dostun diyerek koştun şeytanın,
Ama o dost değildi, olacak ancak sırtından vuranın,
Yanına kalmayacak, sorulacak bir gün hesabın,
Dünyada lafta insandın,
Neyse, tenin yandıkça manada insanlığı anlarsın...