Artık
Uluorta yere terk edilmiş bir aşkın kutuplarındayız,
Anlamları keşfedemeyecek kadar uzağız artık;
Daha ilk günden ayrılığı ektik küçücük gönüllerimize
Hülyalı akşamlarda cam kenarlarında boş yollara bakmak yok artık...
Anıların en orta yerinde sonbahar ağacı gibi dökülüyorum,
Çıplak bedenlerimize sabah güneşleri doğmayacak artık;
Bizi yanıltan yalancı pembenin dayanılmaz yanılsamaları oldu,
İkindi vakitleri uzun gölgelerimiz oluşmayacak artık...
Çocuk yüreklerimizle sevgiyi bir yapboz gibi düşünürken
Yapabildiklerimiz tamamlanamayan anlamsızlıklar olarak kaldı hep
Beyaz siyaha, siyah beyaza özgürce dönüşebilirken
Ne dayanılmaz ki ceylan gözlerine dalıp gitmek yok artık
Sevdiğim böyle mi olmalıydı, böylemi bitmeliydi yere göğe
sığdıramadığımız sevgimiz,
Aynı karelerde iki yabancı oldu tüm resimlerimiz artık
Yalnızlığı ifade eden ne varsa, hepsi bir bir karşımda duruyor
Sensizliğin her harfini yorgun kalbime kazımalıyım artık.
Dağlardan, denizlerden, yıldızlardan daha çok sevdiğim
Umudu yeniden yükleyip ezik yüreğime, seni özlemek yok artık
Saçının her teline bir ömür adadığım yar,
Dost ağızlarda sen bensiz, ben sensiz anılıyor artık...
MZY20100619