Aşk Kayıp Bu Şehirde
bir şehir yok oluyor sessizden,
şu yeryüzünün sakin suları,
bu gökyüzünün sisiyle..
yalnızlık ayağa kalkıveriyor,
yattığı derin uykudan.
bu korkunç adımların,
kalpleri yıkan sesiyle..
milyonlarca yıl ötesinden,
bazen ezip geçen,
bazen de kalpleri yücelten,
şu saniyeye kadar
büyük zaferlerle gelebilen..
bir sıcaklık terkediyor bu şehri.
'aşk', utanmadan..
ayak izleriyle,
geride bıraktığı gölgesiyle..
acısı, mutluluğu ile.
terkediyor bu şehri.
bulutların ağlayan gözleriyle,
döktüğü yaşların kalplerde depremiyle..
çok soğuk artık.
karalar alabildiğince soğuk.
insanlar alabildiğince mutsuz.
rüzgar elleriyle itiyor geriye,
ama nafile..
saçlarıma birer birer karışıyor izleri.
hangi annenin düğümleri tutabilir onu bu şehirde.
sıcak bir yürek istedi belki de hep.
vefasız sevişlerin ardından ölmek,
arsız sevişmelerde kirlenmek yerine.
belki de sadece sevilmek istedi,
bir yüreğe yerleşip orda hüküm sürmeyi.
her kapıyı araladı ardına kadar.
ama bir yağmur gibi sürüklendi,
sokak sokak, cadde cadde.
diyorlar: "- sev onu çocuk, terketme yine"
ama 'aşk' bir kere,
sevmek bir kere.
yollarına kapanıp diz çökmek,
onu geri getirmez.
'aşk' kelebek değil çocuk,
ölsün binlerce kez..
şimdi çok uzakta.
'aşk' bizsiz.
gökyüzüyle.