Derinlikler
Önce bakıştılar sonra çekildiler
-muştusu mavi günlerin rehin gözlerinden-
Bir hercai tarlasında
Savruldular
Üşüdüklerinde
Gölgesiz zamanlardan biriydi.
Çokça lanetlenmiş kül gibi ufalanan sabır taşı gibi
Rüzgara kokularını bulaştırarak son itiraflarını
Yazdılar
Yetmediklerini anladılar bazı an'lara
Eksikliğini aradılar bazı şeylerin
Kum tepelerini cam zerreleriyle değiş tokuş ede ede
Ağladılar
Bir saçma daha terk edip yuvasını
Tortuya yer açsa ve bütün vazgeçilmişlikleri bağışlayarak
Susmaya yanaşsaydı keşke.
-Sağlaysız çarpışmalar bedel ödermiş yanlış bulutlara-
Yok,hayır
Bir arı beyinin kovanını aradığı saatlerdeydi
Aşktaşını boğazlayan günahkar olmak için
İklimsiz terapiye gönüllü gittiler
Gölgelerini son kez öpmekten hükümlüydüler
-sancı şarkıları içinde yatağından fırlar ya gözler-
Bulandılar koyuldular ve astar oldular
Çokça beklemiş acılar içinde damlayan şırayı
Bu kömürü bu med ve ceziri
Güneşten eriyen dilleri
Eskiyen yüzü
Sızlayan bam telini
N'etmeli n'etmeli
Dönüş için dayanmak gerek
Düşülen çukurları tükete tükete
Sabrederek...
yirminisanikibinonaltı.