Duy Beni
This poem was selected as the poem of the day on 05.09.2022.
Ölmeyi diledim, ölebilmeyi,
Hala nefes alabiliyorken.
Bir acı besleniyor ki şahdamarımda,
Yaşamla ölüm arasında.
Bir küçük kan pıhtısı.
Neredeyim?
Neredeydim?
Neresizlik de kalbin coğrafyasında
Bir keder yumağı.
Öncesiz, sonrasız.
Göçebe bir sancı.
Uzun sandığım yolun yarısında,
Sökülmüş kaldırım taşları.
Şimdi neresinden tutsam hayatımın,
Elimde parçalanmış yaşam kırıntıları.
Toplayamıyorum ruhumdan saçılanları.
Kararsız bir iklimin penceresinde,
İçime yağıyor güz yağmurları.
Uzun bir ağlamaksa şimdi hayat,
Ağıtım dilimin ucunda.
Bir feryadın son harfine sığdı dünya.
Nasırlaşmış bir uğultu kulaklarımda.
Sessiz bir türkü mırıldanıyor dudaklarım.
Duyuyor musun beni Tanrım.
Ruhumun kirini kırklasam da kırk kere.
Kırk birinci tasın suyu kurumadan,
Karanlıklarım düğümleniyor tenimde.
Sessizliğin iğneli dili,
Ağzım kan içinde.
Çığlık yutmuş bir kalabalığın
Telaşı var yeryüzünde.
Aleni kalp yaralarıdır,
Akıtılan gözyaşlarım.
Kederi şiirinden okunan,
Bir garip yabancıyım.
Ben hiç sizin olmadım.
Tamamlanmadığım tüm acılardan,
Seçemediğim yanlışlardan,
Varamadığım yollardan,
Özür dilerim.
Tanrım!
Yolumu kaybettim.
Bulamıyorum vadettiğin cenneti.
Ne olur duy beni.
Yorgun bir kimsesizlik yokluyor kalbimi.
Esirgeyen ve bağışlayan adın,
Korumuyor artık bu cehennemi.