Geçip Gittiğim (3)
Sus!
Susacağın güne kadar
Sustuğum günden beri konuştu, bıraktığın sancılar
Geçip gittiklerim
Bırak
Bu şiirde
Her gece yaralandığı mızraklarıyla
Azap geçitlerinde tüneyen korkuları
Ve karanlıklardan dilendiklerimle konuşsunlar
Yüzyıllar oldu
Geçip gittiklerim
Bana çok gelen sana azdır belki de
Çöl geçer gibi geçtim, gidenleri
Esintilerde bile yer değişti kum taneleri
Tüm mevsimler aynı renge büründü
Aynı bakışlarla baktım hep
Kanat çırpan kuşlara
Alıyordum en büyük ihtiyaçlarımı
Kaldı yükü omuzlarımda
Kanatların
Gittiklerime kovaladı takvimler
Kulak çınlamalı sabahlar
İzledim sokulamadığım peronları
Saklananlar
can verdi likit boşluklarda
Salalarını duydum
Bozmadım dengemi
Gitmedim
Diri kalan içindi hayat
Direndim, sukunet içinde
Çalıştım namerdi bildiğimden
Öldürdüm asi yanlarımı
Kendine son arayan masal gibi
Kaldırdım özneleri tümcelerimi
Sadece sorular çıkardım derinlerimden her molada
Neresindeydi noksanlık hüzünlerin?
Ve neden tamamlanamıyordu hiçbir manzarayla
Temize çekilebileceğim sayfa
Beni arındırabilecek bir nehir
Bulamadım
Bir şehir ki
Sevdama şahit olacak
agustos 2009