Ghir Enta*
Alnının ayasına şiirler okumayalı çok oldu kadın...
Aynı bardaktan çay içmeyeli...
Benzetsem su birikintisine benzetirdim oysa sessizliğini
Ben bir şair olsam,
Ardından kafiyelerle gelirdim gittiğin yere
Gamzende boğduğun kelimelere suni teneffüs yapardım belki
Ben bir şair olsam,
Belki bu şehrin köpekleri yaralarımdan tanımazdı beni...
Bir ömrü hatırlatacaksa bir anlamı olmalı avuçlarının
Bir duayı hatırlatacak kadar da imanı...
Adından kestiğim lamelif fena halde usturaya benzer
Kangren olmuş şiir erken ölür kadın...
Dudakların hâlâ intihara teşebbüs...
Ve gece bileylenmiş tek gözüyle yüzüme bakar hâlâ...
Cezm görmüş hafız gibi susturur denizi Ay...
Avucunun yarasına şiirler okumayalı çok oldu kadın...
Aynı sigaradan bir nefes çekmeyeli...
Yine gel, ve sen kaldığın yerden devam et saltanatına...
Rahminde kıvrılan acıyı doğur ensesine yine bir sabinin...
Mütevazi bir katkı yap sonra,
Kederli sabahlara ve yarım kalmış duvar yazılarına,
Kayalıklarında süren soykırımına bu şehrin...
Şerh düş ağrını rencide edilmiş sokak lambalarına
Öp sonra mıknatıs ağzınla bütün deniz fenerlerinin pusulalarını
Öp sonra mıknatıs ağzınla içimin iman eden yanlarını
Öp sonra mıknatıs ağzınla kıblesini kalbimin...
Ki bilirsin,
Tartıya gelmeye razı bir günah,
Cehennemden korkmaz!
/.../
/http://www.youtube.com/watch?v=DD5AhWUTGdk
şiire ilham veren muhteşem şarkı.../
/.../