Hadi Git...
Dağ kırdım gölgeme
Kıyısından süzülen daldı içime
Yaktım tektir gece diye
Seksen dört odada toplandı alnım kedere
Merdivene dayanan sin/e tanımaz bünye
Hangi mabede değse toprak
Her düşen ölü
İçimde kıblesinin dini devri/k/saadet
Aşk diye bildiğim işaret
-suç ve günah-
Kutsanmış kuyuda
Huzur gizli
Bahçe
Virane
Yeryüzüne düştüğü gün yazılmış
-masal-bahane-
Ellerinde kalsın tutuklu
Dua tutsak af
Hiçbir şeye değmez
-dokun/ma/sak-
/ Gül dedim
-O bedii cihanda bilindiği gibi
Bülbül dedim
-O bir bedevi sesinin renginden belli
Dedin oldu bednam şiirdi ülkesi
Çehresi harap hayli ağlamaklı sevda kuşanır kaldı levhası
Şairdir dedi bildiğin
- kanatlı akrep-
Memleketi olmaz hicret onda minnet /
Hep kul köle
Tozlara emanet
-sandık-
Yüreğimiz çapulcu ilk güne kitli vicdan
Usul usul zehri hikâye eder düşlerine
Çıkılmış
Kapılara yüz dönük
El-etek eğilen ayrık
Yenisiyle yorgun kapanır hicrandır yarası
İz ve döngü
Tekrarlarında
-bilerek yanılgı-
Gün dönünce güneşe bakan
Zamana uzak fırtına güveni
-Hissetmek-
Kuyu derin atılan taşa değer
Hiçi görür
Akıbeti firari ruhu huşu bilir
-eren- esra/rı-
Kokusuz suyu mis diye içer garip
Bir yanında kül olsa bir yanında tutuşur
-omurgası dikilen acı-
Dağlanır aklında sancı
Artık burada ürpertisin
Sezdiğin kadar uzaklara
Git...