İşaret
Aniden çekti tetiği yirmi metre mesafeden yirmi yaşlarındaki düşman
Kurşun vızıltısı kulağımı törpüleyerek geçti ömrümün kıyısından
Beni vuramayarak şansını kaybetmişti namlunun ucuna denk gelirken gövdesi
Silahımın namlusunu korkularına nişanladığımda kursağında kaldı hevesi
Cellatlık sırasını bana kaptırmanın derin kederi okundu suratından...
Silahını elinden alıp derince bir çukur kazdırdım acemi celladıma
Kendi mezarını kazmanın derin hüznü ile eşeledi toprağın kavruk tabakasını
Çukur hazırdı nihayet! tetik bende! can bedende! beden tir tir titremekte, iki metre önümde!
Bütün dünya ?'vur! Vur! kafasına kafasına! çivi gibi çivi gibi çat çat çat!'' diye bağırdı
O beğenmedikleri karpaz eşekleri bile onlardan iyi anırırdı...
Kurma kolunu çekip atım yatağındaki kurşunu dışarıya fırlattım gecenin yankısında
Öldürmek bir savaşı bitirmekten daha kolaydır, ben zor olanı seçtim arkadaş!
Şarjörlerdeki bütün mermileri tüfeklerle birlikte çukura atıp toprağı üstüne birlikte kapattık
İçimizde tutunan en ufacık kin pıhtısını bile ciğerimizin kuytusundan söküp attık
Bir daha hiç kimsenin silahıyla hiç kimsenin kavgasında kimseye kurşun atmadık...
Akdeniz bizi kucaklayana dek hiç durmadan yürüdük adamızı bir baştan bir başa
Zeytin dallarının tütsüsünde çarpıştırdık kadehlerimizi barışın ve huzurun sofrasında
Bütün dünya bizden örnekle, kapıldılar beyaz güvercinlerin sürmeli gözlerine...
Ne ozanlarımızı yaktı birileri, ne de yafta vuran oldu inancımızın koynuna
Hiç kimse gelmedi, bu dünyadan gözü açık giden açıkgözlerin sinsi oyununa
Ve Barış'ın adı kazındı, savaşın başrolünü oynadığı bu hazin filmin sonuna...
Söylesene ey rüya tabircisi! Bu rüya neye işarettir?