Noksanlığımın Nefesini Gecenin D/emine Efsunla
Tezgah altı bir alış veriş bizimkisi
Gizli saklı duyguların işporta pazarı yontganı
Adresi yitik yüreğimin
Pulsuz bırakılacağım yürek evinin postasına
Yaza gizlenmiş bir hazandı gözlerin
Gider miydik iklimler ötesi bıçkın bir sıcağa
Ellerinin tarlasından koparır mıydın
Aşka dair sarı başakları
''Üç kilit altında tuttuğun dilinin zırhını açar mıydın ruhumun zindanında
Susuzluğumu çölünde sabahlatır mıydın iki yüzlü nehirler inadına...''
Düşlerimden sıyrık sevişmeler gebe tenlerimiz
Ansızın anısızlıklarda çürür her gecemizin demi
Dudağımızda derin bir ısırığı korku tünellerimizin
Ellerinin terinde eriyen tenimin hoyrat ürküntüsü
Bakışlarımızdan ürpertiyle uyandığımız
Savruk sesimizden amansız söylemleri doğurduğumuz
Ey sevi kavgamın can siper düşü,
Sırtımdaki hançerin izini bile senden alırken toz konduramadığım
Yenildim ey intikam alma pahamı aşka dönüştüren bahar..
Hüznümün süngüsüne yalnızlığı işledim
Sana olan açlığımın en kemik yerinde kaldı sızım
An gelir ayazda çiçek açar bir defa gülsen
Ki,
Kaç zaman olsa da sensiz ve sevginsiz kalmışlığım
Sana dair
Noksanlığımın nefesini gecenin d/emine efsunla
Yutağıma sinsin dudağındaki nemin tılsımı
Milyon çiçeğe değişmem bilirsin
Tenine zerk edilmiş gülün kudreti