Sür Kalabalığını Üzerime !
Hafif çalkantılı bir şok anında,
Biri açılıp biri kapanıyor kapıların..
Yokluğun tek tercih hakkını doğuruyor !
Yüzün :
Ardıma kadar açılan son kapının eşik değeri..
Yüzün :
Son şövalyenin son muharebesi..
El yordamıyla yıkanan bir top(uk)lu iğnenin,
Geçer geçmez yokladığı ipine olan düskünlüğü..
Cihan ve kanun bile kıskanır,
Üzerimdeki kaideliğini !
Ellerin :
Kökleri yüreğime uzanan çelimsiz bir ağacın
Çekiç-örs-üzengi köprüsü..
Ellerin :
Son yolculukta ellerime uzanan son uzay gemisi..
Tek damla direncim kalana kadar
Savaştım susuzlukla,
Mutlu sonsuz'ları haklı çıkarabilmek için,
Korkmadan ve duraksız..
Dudaklarım hafif çatlaklarla kurtuldu,
Bu savaştan..
Yanakların :
Nem tutan son ateş..
Yanakların :
Son gündüzümü balçıkla sıvayan son kızıl güneş..
Ellerimi tut ve sür kalabalığını üzerime..
Yolundayım..
Geliyorum.