Taş Çatlar
Benim hâlimi sordun ya, umarsız
Yok işte!
Bir yanım yok o günden beri,
İstemez miyim,
herşeyi söylesin şu arsız yüreğim?
Sahi; hiç yalanım da yok, herşey belli;
Sahte lâflar etsem, kimse kanmaz,
Öylesine dolu ki içim;
dil dökülür, taş çatlar da hıncından,
dinleyen canlar dayanmaz.
Ya senin hâlin?
Böyle daha mı iyi sevmelerin?
Çaldın ya şu yüreği;
sanki dünyayı kurtardın cânilerden.
Ben mi? Korkma! Bu kez içim rahat;
Düşkün olsam sana, yakardın beni,
İpler elinde çünkü, sevdayı satardın istesen,
Ne dersen de; suçlu sen olurdun.
İçindeki yalnızlığı kendin istedin;
Yazık olacak sana, yazık!
Yazını kurutacak felek, ayazlar salacak yüreğine,
Sevdalar unutacak seni, yasın tutulacak,
Sen bağışlanası bir günahkâr olacaksın sonsuza dek;
Bense hep masum kalacağım.
06.04.2009
dipnot:
-----------------------------------------------------------------
Artık taşın çatladığı an gelir,
sevdanın platoniğinde erir gider sineler.
Yüzüne karşı sorsan, çapraz sorguya da alsan yâri,
Sana başka türlü bakar yalan gözler..
Saygılarımla..