Mektup Ve Serçe Parmak
This piece was featured as the selection of the day on 13.01.2011.
Fatma altı çocuklu bir ailenin iki numaralı kızıdır ailesi muhafazakâr o yıllarda hayli tutucudur. Sarı badanalı önünde şehir kütüphanesi sol cephesinde cami olan şehir merkezinde mütevazı bir evde yaşardı. İlkokuldan hemen sonra hayata bakışları doğrultusunda bir eğitim almak için caminin avlusundaki eğitim kurumuna devam eder haylide başarılı ezberi kuvvetli çabuk kavrayan sesi sedası güzel bir kızdır, bu doğrultuda devam ede gelen zaman içerisinde diplomasını almış bundan sonrası için fikri sorulmamıştı. Yine aynı kurumda ezbere dayalı bir eğitim alacaktır o günlerde babası ülke dışındadır ve annesi zaten vasat bir ev kadını eğitimin önemini bilmeyen annelik ve kadınlık yapmaktan başka bir mesleği olmayan kız evlattan çok erkek evlat düşkünlüğü olan bir sistemin oyuncusudur
Ama Fatma'nın ortaokula başlaması gerekmektedir bunun farkında olan aynı zamanda hemşerileri olan adliye personeli hâkim bir amcası vardır o gelip Fatma'nın kaydını yaptırmak ister annesi babası yok o olmadan ben yollayamam der zaten kontenjanla öğrenci alan okulun kayıtları dolmuştur, babanın dönüşüne kadar.
Fatma evlerinin önünden okula giden arkadaşlarına pencereden bakarken içinde kopan fırtınalar tusunamilere döner. Baba gelince yarım kalan ezber programına başlar ama yatılı bir kurumda yapılabilecek bu eğitim ev ortamında çok zordur, sabah ezanla kalkar ezberini çalışır Öte taraftan annesine yardım amaçlı ki bunu yapmalıdır kahvaltıyı hazırlar sonra dersini vermeye hocasına gider bu eğitimi yapmak kolaydır Fatma'ya ancak ortamı çok müsait olmadığı kardeşleri ve ev işlerinde anneye yardım etmesi gerektiği için çok zaman dersini yapmakta zorlanır. Öte taraftan etrafında arkadaşlarının erkek arkadaşlar sevmeler mektuplar ve buna benzer olaylara şahit olur ama o henüz olayların farkında bile değildir ki bunları yapanların yaşları Fatma'dan büyüktür yinede merak eder ve bir gün başına gelenlerin nelere mal olacağını öğrenir. Sıcak bir bahar ikindisinde ezberini vermiş eve gelmiş annesinin misafirlerinden kalan bulaşıkları yıkamış ve dersini çalışmak üzere yatak odasına geçmiştir arada bir soluklanmak için caddeyi pencereden seyreder tekrar içeri girer sokak sakindir içeri geçer ki odaya pencereden bir taşa sarılmış kâğıt parçası düşer alır ve pencereden sokağa bakar kimse yoktur.
Kâğıt parçasını açar ve okumaya başlar okudukça tebessüm eder çünkü içerisinde güzel sözler şiirler sevgi sözleri vardır. Fatma altı çocuğun arasında sevgiden yoksun büyümektedir en azından bunu hissedememektedir. Baba eğitimli bir üst düzey memurdur ama emir komuta aile içinde annededir, anne baba işten gelince öncelikle çocukları şikâyete başlar baba çok kız masada yinede korkulur babadan, işte Fatma bu duygularla okurken mektubu anne odaya girer ve Fatma'nın elindeki mektubu görür lojmanda oturdukları için iç hattan baba aranır baba alt kattaki dairesinden eve gelir Fatma mektubu anneye vermemiş sadece susmuştur. Baba gelir mektubu neresine saklayacağını bilemeyen Fatma yakasında içeri atar mektubu anne gelir babayla zorla çıkarılır mektup okunur ve hesap başlar. Adaletli olamam korkusuyla hukuk fakültesini bırakıp farklı bir fakülte bitiren baba çapraz sorguya alır kızını, kız bir şey bilmiyordur ki ne anlatsın buna rağmen baba öyle bir tokat atar ki kızına acısını bu gün bile hissetmektedir Fatma odadan odaya kaçar mutfakta bir kedinin fareyi köşeye sıkıştırması gibi sıkıştırır kızını, kimden geldi kim verdi ne neden nasıl olanı biteni anlatsa da inandıramaz kimseyi, babası Fatma'nın sağ serçe parmağını tutmuş parmakları arasında öyle bir hırsla sıkmaktadır ki neredeyse bayılmak üzere olan kızını acısını bile fark edemeyecek kadar gözü dönmüştür babanın, kızına mektup gelmiştir ya içinde daha tam olarak ne yazdığını bile anlamadan Fatma böyle bir işkencenin ortasındadır. Baba rezil olmuştur kızına mektup geldi, vah ki ne vah kızını alıp ona nasihat edeceği gönlünü alacağı yerde onu günlerce evden çıkarmamıştır tabi'i ki parmağı morarmış ve şişmiştir, gözü de ona keza Fatma nerede diye soranlara türlü yalan söylenir, çünkü Fatma misafir hizmetini bilen becerikli güzel göz dolduran bir genç kız olmaya başlamıştır hizmet yapmaya çıkmayınca komşuların merakı yalanlarla giderilir. Komşu kızı olan hem arkadaşı Ayşe, Fatma'yı merak eder ve görmeye gelir, gözlerine inanamaz günlerdir evden çıkmayan arkadaşının o hafif bronz teni bembeyazdır ki gözünün morluğu dikkatten kaçmaz arkadaşıyla dertleşir ve öğrenir ki o mektubu cadde üzerinde çalışan okul arkadaşlarının bir tanesinin konuştuğu gencin kardeşinin sadece Fatma'yı deneme maksatlı yolladıklarını öğrenir şakayla karışık bir oyunun kurbanıdır Fatma, hem artık okula gidemiyor hem de çok büyük bir suçlu muamelesiyle evde mahkûm gibi davranılıyordu kendisine, üzerinde ki bu lekeyi hep taşımıştı o bir mektupla yakalanmış ve suçluydu. Köprüden çok sular aktı Fatma kendini kurtardı ama şimdi ne zaman bir mektup görse ya da adını duysa o dehşet anlar gelir hatırına ve diğer serçe parmağından daha kalın olan sağ serçe parmağı o günlerin acı hatırasıdır. Yinede ne annesine ne babasına bu konudan dolayı sitem etmemiş evlendikten sonra eğitimini tamamlamış, annesin babasını o yıllarda hayata at gözlüklerinden batkıları gibi değil yapıcı ve gerçekçi bir şekilde çocuklarını en iyi eğitimi aldırarak onlarla birer arkadaş olmaya çalışarak Üç çocuğuyla yaşamaya devam etmektedir, ama asla mektup yazmadan.
Melek...
İlk denemem öykü konusunda hatalarım varsa af oluna.