Edebiyatın Ticari Hali: Bestseller

Edebiyatın Ticari Hali: Bestseller

Müzik, sinema gibi sanatın her alanında adeta kaçınılmaz olan popüler kültür, edebiyatta kendini en çok “bestseller” raflarında gösteriyor. Kitlesel sanat anlayışının bir ürünü olan çok satan kitaplara karşı belirli bir önyargı olduğu kuşkusuz. Bu önyargıyı olumlu ve olumsuz anlamda düşünebiliriz. Bir kitabın “bestseller” listesinde yer alması doğrudan pozitif bir önyargıyla iyi bir kitap olduğunu mu gösterir, yoksa negatif bir önyargıyla yaklaşıp kötü bir kitap olduğunu mu düşünmek gerekir? 

Öncelikle bir kitabın çok sattığına ilişkin ölçüt nedir sorusunu sormak gerekiyor. Türkiye’de 50.000-100.000 civarı satış rakamlarına ulaşmış bir kitap, çok satmış demektir. Bunun yanında, yayınevleri  10.000’in üzerine çıkan her kitabın iyi bir satış yakaladığını kabul ediyor. Peki çok satmak, o kitap hakkında nasıl oluyor da kötü bir algı yaratabiliyor? 

Popüler Olan Kötü Müdür?

Bestseller listesinde yer alan kitaplara karşı olumsuz önyargının temelinde “Popüler olan kötüdür.” düşüncesi yatıyor. Aslında bir kitabı değerlendirmede her bir okuyucu için kültür, zevk, birikim, kişisel donanım, eğitim gibi pek çok faktör varken tek bir yargıya varmak hiç doğru değil. Kültür ve sanatın hiçbir alanında aynı zevk ve anlayışlardan bahsedilemeyeceği gibi edebiyatta da bu mümkün değil. 

Bu nedenle bestseller listesindeki kitapları incelerken iki ayrı grupta değerlendirmek gerekir. Birincisi tamamen ticari kaygılarla ve yalnızca çok satması amacıyla yazılmış popüler kültüre hizmet eden kitaplar, ikincisi ise edebiyatta kült haline gelmiş ve yıllardır raflarda çok satmaya devam eden gerçek edebi eserler. İkinci gruptaki eserler için elbette popülerse kötüdür genellemesi yapılamaz. Bu kısım, çok satan kitapların ayrı bir boyutunu oluşturuyor. Örneğin Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı yıllardır çok satanlar arasındaki yerini koruyor. Sırf popüler bestseller listeleri içinde yer aldıkları için bu kitapların kötü olduğu söylenebilir mi? 

Bestseller Kitapların Okuyucu Kitlesi

Tüm sektörlerde olduğu gibi kitap piyasasında da reklamın önemi inkar edilemez. Kitap henüz çıkmadan önce tanıtımlarının yapılması, kitabın yazarı ile yapılan röportajlar, bazı kitaplarda ortaya çıkarılan sansasyonel tartışmalar kitabın satışında oldukça etkili. Özellikle son yıllarda sosyal medyanın da kitap satışları üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Aslında “bestseller”, çok satıldığı için değil, çok satılması için henüz basılmadan önce kitap için belirlenen bir etiket. 

 Çok satan kitaplarda eleştirilen kısım, arkasında ciddi bir reklam planlaması olan ve özellikle çok satan kategorisine girmek üzere yazılmış kitaplar. Bu kitapları diğerlerinden ayıran belirli yönler var. Örneğin bestseller olmak için yazılmış kitaplarda çoğunlukla okuyucunun mutluluk, başarı, özgüven gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak ve zaaflarına hitap eden türde konular işlenir. Çok satan kitaplarda hızlı bir tüketim ve kısa sürede elde edilen satış yükselişleri gözlenir. Kitapların arkasında genellikle kitap hakkında yapılmış olumlu ve çoğu zaman abartılı yorumlar yer alır. 

Çok satan kitapların hitap ettiği belirli bir okuyucu kitlesi olduğunu söylemek mümkün. Bu kitle, genel olarak popüler sanat tüketicisi olarak adlandırılabilir. Burada müzikte, sinemada, resimde dahi popüler olanın peşinden sürüklenen bir topluluktan bahsediyoruz. Kitap okumayı vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak gören ve  nitelikli eser okumaya özen gösteren okurlarda çok satanlara karşı bir ilgi görmek zordur. Tekrar etmek gerekir ki bu noktada edebiyatın önemli eserleri arasında olup yıllardır en çok satanlar arasında yer alan kitaplardan bahsetmiyoruz. Daha ziyade en başından beri bestseller raflarında sunulmak üzere basılmış kitaplardan söz ediyoruz. Bu tarz kitapların okuyucu kitlesinin kitaptan beklentisi, kitabın felsefi ve düşünsel yönden tatmin etmesi değil, duygusal olarak etkileyip kısa süreli keyif yaşatmasıdır. Çok satan kitapların yazarları, okuyucusunu iyi tanır ve neyin satacağını çok iyi bilir. Bu nedenle çok satan raflarında bir çırpıda okunup biten kitaplar görürüz.

Bestseller ve Yazarları

Bir kitabın çok satanlar arasında yer alması ve adını bu şekilde duyurması, yazarının edebi kariyeri bakımından oldukça önemli. Kitabın bestseller olması, yazarın yükselişinin olduğu kadar düşüşünün de sebebi olabilir. 

Çok satan kitaplar, başlangıçta çok satması amacıyla basılmış olabileceği gibi beklenmedik şekilde satış patlaması yaşayan kitaplar da var. Bu kitaplar, yazarlarını zorlu bir döngüye sokabiliyor. Şöyle ki, kitaplarından biri ile büyük bir çıkış yakalayıp çok satanlar arasına giren bir yazar, bir sonraki kitabında bu eşiğin altında kalmama kaygısıyla yazıyor. Çünkü yazar için, sonraki kitabında yüksek bir satış rakamına ulaşamadığında doğrudan kötü yazar ya da kötü kitap şeklinde algılanabilme tehdidi oluşuyor. İlk kitabını kaygısızca ve içtenlikle yazmış olan yazar, çok satanlar arasına girdikten sonra bu içtenliği kaybederek edebi değil, ticari bir kaygıyla yazmaya başlıyor. 

Oysaki gerçek bir yazar, bu tür iniş çıkışlardan etkilenmeden yalnızca sanatını icra etmeli. Bunu başaran çok büyük edebi isimler olduğunu biliyoruz. Ölümünden sonra tanınarak satış rekorları kıran, yıllar önce ilk basıldığında hiç ilgi görmemişken modern zamanlarda sosyal medyanın da etkisiyle bestseller sayılan onlarca kitap mevcut. Bestseller kavramının, edebiyatı ticari kaygı seviyesine indirgemesinin önüne geçmek için okuyucuya düşen, bir kitabın iyi olduğu için mi çok sattığı yoksa çok sattığı için mi iyi sayıldığı arasındaki farkı dikkatle ölçmektir. 


Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış