Türk ve Alman Masallarında Çocuk Figürleri
Masalların oluşumları çok eski tarihe dayanmaktadır. İnsanlığın ortak duygu ve düşüncelerini anlatırlar. Bugün bir ülkenin herhangi bir yerinde anlatılan bir masala, başka yerlerde değişik versiyonlarına rastlanılmaktadır. Hatta küçük söyleyiş farklılıklarına rağmen bazı motif benzerlikleriyle pek çok masalın diğer ülke masallarıyla aynı olduğu kesinlik kazanmıştır. Masallar ortaya çıktıkları zaman, belli toplulukların malı iken, yaygınlaştıkça ve anlatıldıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe ilk söyleneni unutulur, toplumun ortak malı haline gelir.
Masallar; Halkın ortak şuurundan doğmuş ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, cereyan ettiği yer ve zaman bilinmeyen, gerçek ya da gerçek dışı şahıs veya peri, cin, dev ve ejderha gibi yaratıklara ait olağan dışı ve tamamıyla hayal ürünü olmayan bir takım hadiselerin anlatıldığı sözlü veya yazılı halk edebiyat ürünüdürler.
Almanya'da masal çalışmaları 19. yy başında Romantik devirle, Türkiye'de ise Cumhuriyetle birlikte başlamıştır. Almanya'da en büyük masal derlemecisi Grimm kardeşlerdir. Türkiye'de ise Pertev Naili Boratav, Eflatun Cem Güney ve Naki Tezel'dir.
Alman masallarında daha başlangıçta masalın gerçekçiliği vurgulanırken, Türk masallarının başlangıcındaki "Bir varmış, bir yokmuş" cümlesi dinleyiciye fantezi dünyasının varlığını gösterir. Türk masalında -miş'li geçmiş zaman kullanılır. Türk masallarının, eylemleri anlatım biçimi daha belirgin ve dilsel açıdan zengindir. Her iki ülke masallarında anlatım nesirdir. Masal motiflerini her iki ülke yazarları eserlerinde kullanmışlardır. Alman edebiyatında; Wieland, Goethe ve G. Grass. Türk yazarları ise Behçet Necatigil ve Aziz Nesin'dir.
Masallarda çeşitli figürler yer aldığı gibi, çocuk figürlerine de rastlanır. Ori'nın kardeşlerin derlemiş oldukları yaklaşık 200 masalın, 20'sinde çocuk figürleri masallarda önemli rol oynarlar. Pertev Naili Boratav, W. Eberhard ve Otto Spieb'in derlemiş oldukları yaklaşık 400 adet Türk masalının 18' sinde çocuk figürleri önemli rol üstlenmişlerdir. Bu çocuk figürleri "sosyal" ve "estetik" kategorileri yönünden baktığımızda, günümüz çocuklarıyla benzerlikleri görülmektedir. Çocuklar hem masallarda hem de günümüzde de çeşitli sorunlarla karşı karşıyadırlar. özellikle bu çocuklar sakat iseler bu durum onlar için daha kötü olmuştur.
Çocukların evden uzaklaştırılmaları hem masalların hem de günümüz dünyasının en önemli sorunlarından birisidir. Günümüzdeki çocuklar için yaşam koşulları iyileşmiş gibi görünse de beslenme, eğitim ve sağlık gibi sorunları vardır. Kısaca masallardaki çocuk figürlerinin yaşam zorluklarını günümüz dünyasında da bir gerçek olarak izlemekteyiz. Hala onların temel sorunlarına çözüm bulmaktan uzağız.
Masallarda çocuk figürleri nasıl kötülere karşı yaşam mücadelesi veriyorlarsa, bugünün çocuklarını da aynı mücadele içinde. görmekteyiz. Devin ve cadının yerini bugün trafik, savaş ve çeşitli hastalıklar almıştır. Anne ve babanın çocuklara karşı uyguladığı şiddet masallarda olduğu gibi şimdi de bütün hızıyla devam etmektedir. Kardeşler arası rekabet ve özellikle malı mülk yüzünden çıkan anlaşmazlıklar masallarda olduğu gibi bugün de vardır. Üvey annelerin çocuklara karşı olumsuz tavırları günümüz dünyasında da çeşitli örneklerle sergilenmektedir.
-Masallarda sadece güzel duyguların anlatıldığı söylenemez. İnsanların ya kafaları kesilir, ya asılır ya da dövülür. Kötülük her yerdedir ve kahramanın da, intikam almak için yola çıktığında, kullandığı araçlar pek de insani değildir. Diğer yandan günümüzde olan şiddet ile karşılaştırırsak, masaldaki şiddet eylemlerini zararsız olarak nitelendirebiliriz. Masallar belirli yaşlarda çocuklara sunulmalıdır. Masallar bazı özellikler taşımalıdır. Çocuğa anlatılan masal gerçeğe ve doğala yakın olmalıdır. Anlatım tasvirlerle dolu olmalıdır. En doğru anlatım, tasviri tamamlayan anlatımdır. Yapay değil, doğal ve açık olmalıdır, fazla içerikli olmamalıdır. Çocuk, masallarda açık ve tam bir kavrama olsun ister. Renklerin doğal yapısına uygun olması da çocuk için önemlidir. Aşırı şiddet içeren masallardan özellikle küçük yaşlarda kaçınmak gerekir. Çocuklar, masallardan bir şeyler öğrenmelidirler.
Masalların, çocuk eğitimi için önemi anlaşılınca, büyük bir tartışma başladı. Acaba çocuklara masal sunmak doğru mudur? Pedagogların büyük bir kısmı, masalların çocuğa sunulmasından yanadır. Masal, çocuklar için faydalı bir eğitim aracıdır. Masallar çocuğun kavrama yaşına uygun olmalıdır. Masallardan anlatılmak istenilen dışında başka bir şeyler beklenmemelidir. Çocukları hayali bir eğitim anlayışı ile değil de gerçekleri anlatan bir eğitim anlayışıyla eğitmek gerekir.
Çocuğa masallar yoluyla iletilen iyimserlik havası onu psikolojik yönden çok etkiler. Masallara eleştirel bir açıdan yaklaşan masal pedagogları düzenledikleri masal dersleriyle masalları çocuklara sevdirirler. Ayrıca, masalları birbiriyle karşılaştırarak, yeni masalların oluşmasına katkıda bulunurlar. Masalları analiz yoluyla incelemek masalın daha iyi anlaşılmasına sebep olur. Yabancı dilin öğrenilmesinde masalların büyük etkileri vardır. Masalın psikolojik unsurları; çocuklarda olduğu gibi büyüklerde de etki yapar. Masalın cümle yapısının basit oluşu, cümle ögelerin yerinde kullanılışı da, yabancı dil öğreniminden faydalanılacak unsurlardır. Birde, kendi ülkelerinin masal tipleri ile karşılaştırılarak, kültür alışverişi de yapılmış olur.
Masalda toplumsal yaşam bazı kurallara bağlanmıştır. Bunlar, yasaklar ve toplumun benimsediği örf ve adetlere aykırı olan şeylerdir. Ayıp, çevrenin yazılı olmayan yasaklarına uymayı gerektiğini, "yasak" ise doğrudan doğruya kanun gücünü ifade eder. Çocuk bunları masallardan öğrenir.
Masalcının çocuklara bunları masal olarak anlatırken, gelen tepkiye göre, gerekli değişmeleri yapar ve ona göre masalını anlatır. Masalların korkutucu ve gerçek dışı oldukları ifade edildiğinden, çocuklara anlatılması gibi yanlış ifadelere rastlamaktayız. Bizce bu çok yanlış bir ifade tarzı. Çocuklar, hayalini bu masallar vasıtasıyla geliştirecektir. Hayali masallarda yer alan pek çok şey bugün gerçek hayatta olan şeylerdir. Masallardaki uçan halı veya cadının uçan süpürgesi bugünün uçakları değil midir? Bilimkurgu filmlerinde masal unsurları yok mudur? Bilimkurgunun kaynağı masallardır. Çocuk, içinde yaşadığı hayatın, büyüklerin fark etmediği kendi dünyasının içinde masal gerçeklerini de yakalar.
Masalların cadıların ve devlerin aslında gerçek hayatta çocuğu bekleyen bin bir tehlikenin bir sembolünden başka bir şey değildir. Masal bir anlatım olarak çocuğa verilir. Çocuk, hayalinin zengin kaynağında anlatılanları yorumlar ve bir senteze ulaşır. Masalların zararlı olduğu iddiaları bize göre yanlıştır. Masallar kadar insanı hayata hazırlayan, duygularını besleyen başka bir tür yoktur. Bu kaynak geleceğin insanını şekillendirir .
Masalların yukarıda bahsettiğimiz gibi eğitim için ayrı bir yeri vardır. çocuklar masal yoluyla dinleme arzularını tatmin ederler. Çeşitli alanlarda bilgi edinirler. Çocuğun anadili gelişir, kelime hazinelerini arttırırlar, çocuğa iyimserlik aşılar ve neşelendirir, tabiat tanıtılır, insan ve bitki sevgisi öğretilir.
Kaynak: Prof. Dr. Recep Akay