Bir Acının Anatomisi
Yağmurlu bir sonbahar akşamıydı Hava kararmak üzereydi Yine evin yolunu tutmuştum Çantamda gereksiz kağıt parçaları Yanıbaşımda benimle birlikte yürüyen hayalin Yanımdan hızla gelip geçen insanların Şaşkın bakışlarına aldırış etmeden yürüyordum Ta ki tepsisinde kalan 2 tane simitini satmaya çalışan Simitçi çocuğun abi diyen titrek sesiyle Kendime gelene kadar Dönüp baktım, açtı belliydi her halinden Üstelik ıslaktı ve titriyordu zayıf bedeni Üzerimde ki paltoyu çıkarıp Soğuktan titreyen bedenine sardım Simitlerini de satın alıp Hadi şimdi de karnını doyuralım diyerek Bi ağacın altına sığındık ve afiyetle yemesini izledim Küçüktü simit satmaktan daha fazlasını yapamayacak kadar hem de Adını sordum -Can dedi içini çekerek Masmavi gözleri vardı ıslak kocaman mavi gözler Ailen var mı diye sordum -Annem varmış abi dedi Nasıl yani varmış şimdi nerde bilmiyor musun diye sordum -Yeni evinde artık dedi İçim burkuldu çok cesur bi çocuktu Can Peki görmüyor musun hiç anneni dedim -Görmez olur muyum her akşam simitler bitince yanına gidiyorum dedi Gözleri parlıyordu ama giderek ıslanıyordu Hadi artık gidelim üşütecek ve hasta olacaksın dedim -Sen git abi ben annemi ziyaret edip öyle giderim dedi Seni ben bırakayım annenin yanına dedim Minik bir tebessüm belirdi yüzünde -Tamam dedi buruk bi sevinçle Biraz yürüdükten sonra Büyük bir aile mezarlığının yanından geçerken -Geldik abi dedi İrkildim etrafta var olan tek şey eski bir bekçi kulübesi Ve sayısız mezardı Tamam dedim yine de Can'ın elinden tuttum ve takip ettim Koca mezarlıkta mermer başlığı olmayan Ve güller karanfiller yerine üzerinde simit parçaları bulunan Tek mezarın önünde durduk -İşte abi annem dedi Ve ben şaşkınlığımı atamadan -Anne bu abi beni soğuktan korudu -Kaç saattir satamadığım iki tane simiti alıp bana ziyafet çekti dedi Hala ağzımı açıp tek kelime söyleyecek kadar kendime gelememiştim Can beni annesiyle tanıştırmak istediğini kendisinin konuşamadığını Ancak duyabildiğini söyleyince Dakikalar sonra binbir türlü güçlük ve emanet bir tebessümle Tabii ki sevinirim dedim Adını bilmiyorum abi söylemedin bende soramadım diye devam etti Can Selim dedim -Anne bu abinin adı Selim dedi ve bana dönerek Selim abi annemin adı da Narin dedi, devam etti Annem hep anlatır bana dedem koymuş adını Narin bir gül yaprağına benzetirmiş hep annemi dedi, sonrasında ise bişey söylememe yine fırsat vermeden -Anne Selim abiyi ben çok sevdim yine gelebilir mi dedi birazcık bekledi Bana dönerek Selim abi annem çok memnun olduğunu elbette yine gelebileceğini söyledi diyerek bana iletti durumu Şaşkın, buruk bi sesle sevinirim bende memnun olurum dedim Ben artık gideyim dedim -Abi bende geliyorum bekle diyerek vedalaştı annesiyle ve yola koyulduk.
Annelerin Kıymetini hayattayken bilelim bazen küçük bir çocuğun görünüşü sizleri yanıltmasın o küçücük bedenin içinde kocaman bir yürek ve kirlenmemiş umutlar vardır.