İnce Belli Kız
Bu yazı, 14.02.2016 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Nasıl bir rüzgardı bu? Onu sarsarak yolundan döndüren.
O yanından geçerken, gözlerindeki inciyi fark etmesi saniyeler almıştı. Ya kendi yoluna devam edecek ya da bu hazinenin peşine düşecekti. Kararını vermişti, bu ince belli kızı takip edecekti.
Kimdi bu kız? Onun peşinden yürüyor, sadece yürüyordu.
O güzel kızın Maarif Müdürlüğü'ne girişi ile birden durakladı. "Ben de içeriye girmeliyim." diye düşündü. Tayin işlerine bakan memur, köylüsüydü. Odası, binanın hemen girişinde, sağdaki ikinci odaydı. Aziz içeri girerken, ince belli kız çıkıyordu.
Yanından geçip gitmesine izin vermişti.
"Yoksa konuşmalı mıydım?" diye hayıflanırken, memur "Hoş geldin Aziz, buyur" diye seslendi.
Çaylarını içerlerken, memura kapıda karşılaştığı kızın kim olduğunu sordu. Aldığı cevap hayatın kendisine verdiği en güzel armağanlardan biriydi. O gönülçelen, kendi köyüne tayin olan bir öğretmendi.
İki gün sonra Aziz, kendisi gibi öğretmen olan amcasıyla birlikte bir bahane bularak sabahın erken saatlerinde, okulun lojmanında kalan yeni öğretmenin kapısını çaldı. Necla yataktan daha yeni kalkmış, yüzünü bile yıkamamış, kapıyı geleceğine açtığını bilmeden açmış ve o gün Aziz'in gözlerinde kendini görmüştü.
Bir yıl sonra yarıyıl tatilinde Necla ile nişanlanmıştı. Yazın da yedek subay olarak askere gitmişti.
Aziz askerlikten döndükten sonra evlilik hazırlıkları başladı. Aziz'in abisi kardeşinin düğün için masraf yapmasını istemiyor, bu evliliğe hiç sıcak bakmıyordu. Bu yüzden kardeşine sürekli baskı yapıyordu. Bu baskıya dayanamayan Aziz, nişanı bozarak yüzüğü Necla'ya yollamak durumunda kaldı.
Necla yüzüğü aldığında, o akşam köyden bir daha dönmemek üzere ayrıldı. Ertesi gün Mersin Maarif Müdürlüğü'ne gitti. İstifa dilekçesini memura uzatıyordu ki telefon çaldı.
Memur telefonu kapattığında ona gülümsedi. "Hocanım, çok şanslısın, İçel Koleji'nin sahibi aradı, bir öğretmene ihtiyaçları varmış, çalışmak ister misin?" diye sordu. Necla ise bu teklifi düşünmeden kabul etti.
Necla'nın köyden ayrıldığını duyan Aziz, yaptığına bin pişman, üzüntüden günlerce yataktan çıkamamıştı, yeni tayin yeri belli olmadan o ince belli kızla barışmak istiyordu. Aracılardan yardım almasına rağmen bunu başaramadı.
Aziz'in tayininin çıkacağını öğrenen Necla "Benden çok uzaklara gitsin, tayini Van'a çıksın." diye beddua ederken tam da bunun olacağını hiç tahmin etmiyordu.
Aziz, Beden Eğitimi öğretmeni olarak geldiği Van Lisesi'ndeki üçüncü yılınında, eski nişanlısının hasretine dayanamayarak öğretmenlikten istifa etti. Mersin'e döndüğünde ise ilk işi İçel Koleji'nde çalışmak istediğini belirten dilekçesini vermek oldu.
Aziz'in başvurusunu kabul etmek isteyen okul sahibi Necla'yı odasına çağırarak "Necla Hanım, sizin eski nişanlınız okulumuzda çalışmak istiyor, bu konuda sizin fikriniz nedir?" diye sordu.
Necla "Eğer eski nişanlımı buraya öğretmen olarak alırsanız, ben okuldan ayrılırım." diye cevap verdi. Bunun üzerine okulun sahibi Aziz'i işe almaktan vazgeçti.
Günlerini bir süre işsiz olarak geçiren Aziz, ticarete atılmaya karar vermişti. Bir arkadaşıyla beraber Mersin' in en büyük kırtasiye dükkanını İçel Koleji'nin bulunduğu sokakta açtı. Böylece her gün Necla'yı görme fırsatına kavuşmuştu.
Onunla barışmak için yine ortak arkadaşlarından yardım isteyen Aziz sonunda kendini affettirdi ve o ince belli güzel kızla bir sonbahar günü elli üç yıl sürecek yolculuklarına başlamış oldular.