Sağlıklı Melankolik
Bu yazı, 29.12.2014 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Yine saatimi kendime kurdum. Yerleşik; fakat kimsesiz dalgalar diyorum ben geceye. Tek farkı yosun kokmuyor. Yek sevişiyor benimle. Şu saatlerde, kimseyi kapıdan içeri buyur etmek gelmiyor içimden. Bütün hanımlığımla, sayın şehir diyorum. Çok da düzgün, terbiyeli giyindim halbuki. Yüreğim de dekolte değilken, neden şehir uzakta, gölgem volta atarken bensizliğe. Oysa aylardan aralık. Pencerem aralık. Kapım aralık. Bir sen uyanık değilsin yalnızlığımda. Biliyor musun adam ! Gece, beni sevişiyor. Üstelik hep yalnız ve kimsesiz...
Çağır kuşları gelsinler madem. Çığır açan, beni an be an korkutan bu sen, inan ki sen değilsin. Ağır ağır vuruyorsun benliğime. Yavaş yavaş. Acıtıyor musun, onu bile bilmiyorum. Herkes bi haber yokluğundan. Sadece sesini istiyorum ayan beyan. Sonra istersen dokunursun. Sonra bayım demek geliyor içimden, elin adamına der gibi. Şu senden olanlar, bir avuç uçkur düşkünleri hani. Seviyorlarmış beni. Hem de çok. Yalan bile diyemezken gözlerine, senin düşlerinin ceplerine sıkıştırılmış bilinmeyen numaralar kadar çaresiz kalıyorum. Irzıma geçseler o an, olur yani. Olmaz değil. Hiç değil sevgilim. Güven bana hiçbir şey değil.
Avutuyorum nihilistliğimi, işte bir de bunu biliyorum. İçim acıyor sevgilim, yanıyor her bir yerim. Çok sıcağım. Der ve giderim.
Biliyor musun?
Ben şu kör saatlerde, sahile demir atmış bir kanatsız kadar şansızım. Gece suları da derim bu dalgalara. Kimsem yok benim. Senin gibi bir ailem de...
Ağlarım, içerim, izlerim sessizliği. Ben hep benim de, sen, sen değilsin artık...
Sağlıklı melankolik bir kız yapışmıştı kartpostallara işte böyle. Etiketlere, siyah, yalnızlık ve sen diye geçmişti. Şu duyguları çekip gitmişti çoktan. Adı ayrılık diyebildi. Savunmasız, savuşmasız, kavuşmasız ve avutulmasız uçmuştu çizgileri. Aklında ise hep diğerlerine iliştirdiği şu yastık altı notunu bırakıp gitmişti.
' Dinlemeden duyamayacağınızı daha kaç defa söylemem gerekiyor? Neden? dedi. Neden benim de sizler gibi olmam gerekiyor, sizler gibi konuşmam, sizler gibi gülümsemem ve sizler gibi sürekli yargılamam gerekiyor? Ya ben böyle değilsem ve hiçbir zaman olmayacaksam beni de diğerleri gibi dilinizde dolandırdığınız dalgalarla mı anacaksınız? Bana da diğer mi diyeceksiniz? Peki siz hiç mi sevmeyeceksiniz size benzemeyenleri? Uzattığımın farkındayım ama sadece son bir sorum var sizlere. Hiç düşündünüz mü merak ediyorum? Ya sevmediğiniz şey ta kendinizseniz? Yok yok saçmaladım sanırım, sizler kendinizi pek bir seversiniz. " Sonra sustu kız ve aynadaki suretine bir daha bakarak acı acı gülümsedi; ama onlar gibi değil ..