Mucizeler Ve Kıyamet
Mucizelere inanmam diyenleri duyar gibiyim,
İnsan bilmediğine inanmaz, doğru.
Mucizeler akıl erdiremediğimiz şeylerdir çünkü.
Ama kim bilmediğini yok sayabilir ki?
Aslında canlıdır mucizeler
Doğarlar, büyürler ve ölürler sonra
Bin kere, milyon kere bazen de milyar kere doğarlar.
Ve çoğunlukla uzun olur ömürleri,
Ve gün gelir,
Mucizeler ele verdiklerinde kendilerini
Tılsım bozulur;
Ve artık uzun sürmez ömürleri.
Erirler insanların algılarında bir bir
Ölümleri, doğdukları yerde,
İnsanların beyinlerinde gerçekleşir.
Her gün, her dakika ve her saniye
Bir başka insanın beyninde ölürler.
Öldükçe azalır, unutulurlar azaldıkça
Yine de dünyada, bir yerlerde
Kalır tortuları, hayaletleri kalır.
Mucize ne midir?
Düşünün duvarı delip geçebilen birini.
Sayabildiğini akıllardan geçenleri bir bir
Ya da bakınca size doğru,
Ne derdiniz var, bildiğini.
İnsanlar ne gözle bakarlardı O'na?
'Mutlaka bir açıklaması olmalı', diyenlerin yanında
'Bu bir mucize!' diyecek onca kişiyi
Bir düşünün...
Açın kulaklarınızı ve dinleyin
Evrenin fısıltılarını.
Ve duyun fiziğin sesini.
Aslında fiziğin ötesinin,
Gerçekte bir mucize olduğunu duyun.
Ve algılar sıçrama yaptıkça
Mucizelerin fizik olduğunu,
Öldüğünü mucizelerin.
Acaba görebilecek mi ademoğlu son mucizeyi?
Kim bilir görmek için son mucizeyi
Uzun yaşaması yetmez dünyalının.
Kıyamete kadar öğrenmesi gerekir
Bilmediği ne varsa
Ve taşıması fiziğin ötesindeki taşları,
Kalmayıncaya kadar metafizik.
Kim bilir belki kıyamet
Mucizelerin sayısı çok azken kopacaktır.
Belki de son bir mucize kaldıktan sonra, kim bilir.
Ya da son mucize bizzat
Kıyametin kendisi olacaktır.
06.12.09