Hazan
Seni özlemek, akşamın solgun hüznünde saklı,
Bir ince sızı gibi kalbimde usulce aklı.
Nihânî bir elemle titrer ruhumun sesi,
Sensizliğin rengi var, sarı, kırık ve yaslı.
Bir dem ki gözlerinle ışırdı gecelerim,
Şimdi o nûr sönmüş, karanlıkta hecelerim.
Her kelime bir hicran, her mısra bir vedâdır,
İçimde suskun kalan o derin hislerim.
Toprak sana bir anne, bağrında uyutuyor,
Rüzgâr saçlarını okşar gibi dokunuyor.
Aşk ise bir hatıran, kırık bir düş misali,
Geçmişin aynasında gözlerine bakıyor.
Cennet sana yaraşır, safiyetinle güzel,
Bir gonca gibi açar ruhunda ebedî emel.
Ben her nefeste sana bir duâ yükseltirim,
Kalbimden göğe doğru süzülen ince gazel.
Ve bil ki ey en latif kokulu rüya çiçek,
Aşkınla yaşıyorum, bu kalp sensiz ne edecek?
Zaman geçse de solmaz içimdeki o hatıra,
Bir ömür boyu süren hicrânla seni sevecek.

Kusura bakmayın Sermin Hanım ancak yaptığım eleştirilerde "ki bazen sert olduğu doğrudur" şairden ziyade şiiri ve şiir tekniğini irdeliyorum. İkinci yenicilikle ilgili bir takıntım yok. Takıntısı olan insanın ikinci yeniyi temsil eden şiir kitabı olmaz diye düşünüyorum. Yorumlarda küfür, argo vs. olmadığından "Had aşmak" kavramından sitenin üyelik formunda bahsedilmediği için "Yöneticileri Kıracak Yazı ve Yorumlar" başlıklı bir metin yazmanızı tavsiye ederim.
Uğur bey ;masal anlatayı bırakın,sıfatınız nedir ? Kimi kimin kalıbına sokuyorsunuz, evet Kadıköylü Kürt Cemo ;Cemal Süreya’dır,ille kendi dilinde mi yazması gerekiyor,adam sürgün yemiş bir coğrafyanın bireyi. Defaten söyleyeyim,bu üstenci,yapay şiiri biliyorum vs.masalları ile popüler olma çabanız yersiz. Aruz mu yazıyorsunuz,neyi savunuyorsunuz doğrusu bunu da anlamıyorum. Şiir mi okunuyor bu coğrafyada,gelmişsiniz burada ukala biçimle bir şeyler söylüyorsunuz. Kim diyor her yazılanı şiir sayıyoruz diye ? Siz ilk önce şiirleriniz ile bu toplumun bir yüzü olmaya çalışın. Yapay biçimlerin dışında şiir analizi yapın.
Cemal bey puan vermeyi görev edinen sizsiniz. Neden böyle bir ihtirasa kapıldınız anlamıyorum ancak bilmenizi isterim ki Türk şiiri belli akımlar üzerine kurulmuş akademik bir yapıya haizdir. Mensubu olduğunuzu düşündüğünüz "ikinci yenicilik" in şiir kurma tekniği olmadığını düşünüyorsunuz ve her yazılana şiir gözüyle bakıyorsunuz. Fil dişi kulelerinizde sizi rahatsız etmek istemem ancak Servet-i Finun akımını "ikinci yenicilik"den ayırt edemiyor oluşunuz "Ben Modern Şiiri Biliyorum" çabanızdan kaynaklanıyor olabilir. Bir de şu var ki "Kadıköylü Kürt Cemo" sıfat tamlaması ile Cemal Süreya'yı hiç yazmadığı bir dilin şairiymiş gibi gösterme çabanız beyhude bir yorgunluktan başka birşey değil. Lütfen şiirleri tahlil edin. Bildiğiniz kadar edin.
Siz evvela;İlhan Berk ile başlayın,bestelenmiş bir şiiri eşliğinde ama,bu size iyi gelir,sonra Mahir’i imleyen Tugut’u,Kadıköylü Kürt Cemo’yu,şiir algınız yeterse okumaya çalışırsınız. Burda ;üçüncü sınıf yapay öğretilerle,Türk şiirini,değerlerini,kimliklerini,ikinci yeni yaftalamalamaları ile karalayamazsınız. Kendi öz dilimde şöyle bir tabir var; “ Her zer nabe zer Her ner nabe mer ” Şiir için emek veren dostlarımızın şiirlerine,yazıtlarına,siz kimsiniz ki puan adı altında değerlendirme yapıyorsunuz. Burası sizin öyle atıp-tutacağınız,komik üstenci tavır sergileyeceğiniz bir platform değil,ayrıca ifade edeyim,çıkınınızda bulunsun.
Servet-i Finun edebiyatımızın önemli akımlarından biridir. İlkokul seviyesinde de olsa bir örneğini vücuda getirmek şahsen gurur kaynağıdır. Çatısı ötesi berisi olmayan, gelişimini tamamlamamış söz öbeklerinin sıra sıra dizilmesinden iyidir. Eleştirilerinizde tahlil yapmayı, objektif olmayı, savlarınızı bir temele dayandırmanızı tavsiye ederim. Başarısız ikinci yenici örneklerdense derli toplu bir ilkokul şiiriyle akıllara kazınmak tercih sebebidir.