Aşk-Bedel (Gidenlerin Ardından)
Her parıltıda yanılgım oldun kader yolunda..İşte buldum! dediğim anlarda, bir bilinmez denklem gibi düştün defterime..sayısalımın berbat olduğunu kaç kez ifade etmiştim oysa kendi kendime..
Ömrümüz çarpıp bölmelerle geçerken, her gün arşınladığım basamakların sayısını bile unutttum dik yokuşlarda..ekmek alırken, fiyatını her gün yeniden sordum fırıncıya işte bu yüzden..
Tek hatırladığımın sen olmasını istemesem de, farkında olmadan seni çözmeye, hatta çıkarmaya çalıştım beyin ve kalp çengelimde..ama hiç toplayamadım..hep dağıttım, vermenin güzelliğinin anlatıldığı acı tecrübelerde..
Yalan dünya dediler, yarın yok dediler..dünlerden şikayet ettiler , bugünleri hiç sevmediler ama gidenlere aldırmadan, gelenleri karşılamayı unuttular sevgili!..hep hatırlamamız gerekenleri, huzur-u kalp yollarında..
Seni sadece bugüne sığdırmak zamansız aşklara ihanet olurdu..çoklu zamanlardan bir muştu diye seni sayıkladım oysa ta ruhlar aleminden..zamana kayıtlanmadan, dünü, bugünü yarınıyla sevdim seni sevgili!...
Ahlaksızlığı, hırsızlığı, hatta arsızlığı ar sayanların inadına saf bir sevgiyle sevdim..hakimlerin, sevmek bazen kusurdur, sonu zulüm, acısı ve sürgünlüğü bir ömürdür demesine aldırmadan...
Çalmadan, dilenmeden, yalvarmadan razı oldum sürgünlüğüme..ama ben hiç inkar etmedim sevgili, yok saymadım sevgileri!...dürüstlüğün artık erdem değil, enayilik sayıldığı şu devranda, "yalan söylememeyi aşk bildim, aşkı hayat bildim"..