Dıkıdık Dıkıdık
40 lar ve 80 lerden sonra 90 lar ve 2000 leri anlayabilmek bütün mesele bu. Eskiler kaş çata çata ölüme gider, bizler güle güle, çünkü yaşanacak bir iklim bırakmamak için çalışıyorlar. Ortaçağın tüm kasveti ve çileciliğini taşımak günümüze hata olur.
Eski kuşakların şiire bakışının yansımalarını toplumumuzun her kademesinde görüyoruz, en çok da yönetim alanında. Çoğu Avrupa ve Arap Fars izleklerini kendileri yazmışlar gibi aktarım yapmışlar.
Sil baştan bir şiir anlayışının oluşması gerektiği her alanda görülüyor, oysa evveli olmayanın sonrası da olmaz babında kıl tüyle bağlıyız eski anlayışlara yine de. Koptu kopacak bu anlayış, belki de covid yüzünden daha da belirgin olacak olan nesil anlayış farkından sonra şiir ve sanata dair tüm görüşler değişecek.
Ölülerden bol alıntı ile yaşayan ölülere dönüştürülen kuşakların bu girdaptan çıkması için ne yapılmalı, düşünelim.
Burunlarından kıl aldırmayan huysuz lisanlar gibi çektikleri acı ve ızdırapları çocuklarımız ve torunlarımız da çeksin diye ellerinden geleni ardına koymayan anlayışları yavaş yavaş değiştirmek mecburiyetindeyiz.
İngilterede meydana gelen araç yakıt kuyruklarından tutun da, Abd'nin bütçe tasarısından ve çöküşünü hazırlayan tutumundan, Rusun yayılmacı, Çinin robotlaştırıcı anlayışına kadar etki eden eski kuşak şairlerin, edebiyatçıların beklediği ne ki yaşı 40 ve altında olanlardan? Ülkemiz mi, her birinden bir şey gibi en çok da arapsaçına dönmüş her konuda.
Doğacı ve çatışmacı bir anlayış sizlerin ki, sizlerden etkilenmemizi ne kadar azaltabilirsek iyi olur.
İllahi ben haklıyım modunda, illahi mükemmelliyetçi anlayışlarınızla internete de yayılma lüksünüz olmamalı. Belki de tüm dünyadaki belli bir yaşın üstündeki edebiyat, edebiyat sever, şair şiir severlerin internet edebiyat ve şiir sitelerine girmeleri bile yasaklanabilir. Her ne kadar özgürlük yanlısı, bireyci olsak da ortalama 1000 yıllık bir anlayışın değişmesinden bahsediyorum.
Geçmiş dünyanın zorba yönetimleri ve nüfusu göz önüne alındığında altı üstü o dönemlerden kalan 100-200 kişiyi geçmeyecek şair ve yazarların dünyaya, yaşama, insana bakış acısı ile 1990lardan sonraki neslin bakışını görüşünü anlayışını bir tutar derecede bir zihniyet kabul edilebilir mi?
Değişim Y kuşağının ilk yarısından başladı, ikinci yarısının doğum zamanları 1990larda sorulmaya başladı; ya hu bunlar niye her şeyi karıştırıp, durmadan kavga modundalar diye sorulmaya...
Atla, eşekle, öküzle, yaban hayvanlarıyla çok içli dışlı olunmasından mı kaynaklıdır bu çatışmacı anlayışları bilemiyorum. Onlar için hava gerçekten hoştu, çamur vardı, mücadele vardı, rekabet vardı, savaş vardı. Bir şekilde zihinlerini devamlı doldur boşalt yapıp yeniden saldırıyorlardı her konuya kendi pencerelerinden.. Oysa şimdi mi, şimdiyi anlamak mı istiyorsunuz?
Anlatayım?
Yastığa, telefona, köpeğe, bilgisayara, ağaca vb vs evlenme teklifleri dünyanın her bölgesinden bir bir çıkmaya başladı.
Babası A laboratuvarı, annesi B laboratuvarı olan bir nesil tek tük yürümeye başladı.
Robotların vatandaşlık hakları kazandığı ülkeler görülmeye başladı.
Enerji kullanım farklılıkları yüzde 30-35 elektiriğe dönen bir dönem.
Eski düzen her kurumda binler on binlerce kuyruk oluşurken, görüşü bakışı yaşamı düğmelerle başlayıp hazır olan bir nesli mi anlayacaksınız??
Z kuşağı dert yanmaya başladığında, isyan bayrağı açtığında çıkar lan telefonunu diyen cahiller veya ellerinde iphoneu var ne fakirliği diyenler mi yeni nesilleri anlayacak?
Madem anlaşamıyoruz, reset çekilsin internet kullanıcılarına zaten digital hegomanya geldi çattı kapıya ve ekseri 1980 önce çocukluk yaşamışlar ve çağı algılamaktan kendilerini mahrum bırakmışlar diye ikiye bölelim interneti.
Bilemiyorum, bir girdaptayım, edebiyat ve şiir sitelerinin tıklanma istatistiklerinin oranı nedir diğer internet sitelerine göre? Teknolojik kurumlar bunu bir açıklayabilirse hiç olmazsa ülkemizde; son yirmi yıldaki edebiyat ve şiir site yönetimlerinin başarısı da ortaya çıkmış olur. Hiç olmazsa bir ölçümüz olur elimizde, nesilleri edebiyata ve şiir yönelimleri ne düzeyde diye.
Şahsen kalem denen aleti son 10 yılda kullanım oranım belki de yüzde 10 da kalır süre olarak. Şiir ciddi bir iştir diyor eski kuşakların önderleri. Son dönem eskiler de bolca onlardan alıntı yapıyor. Şiiri ciddi olmaktan çıkarmalıyız. Bu konuda elbette eleştirileri, kılıç ve bıçakları da hazır; kelime darağaçları ne kadar ki yenilerin? Lafları bol, icraatleri sıfır modunda eleştirileri. Haklılık payları ne kadar sizce?
Güle güle, kahkaha ata ata ölüme sürüklenen, intihara sürüklenen bir nesli bari internette bunaltmasanız olmaz mı?
Öykünüyoruz olmuyor, taklit ediyoruz olmuyor, saçmalıyoruz o da olmuyor onlar için. Tahkik ediyoruz beğenmiyorlar, sanki umurumuzda, yeni bir şeyler yapmaya çalışıyoruz sümkürüyorlar durmadan...
Her şey bir yana bugünlerde bir kaymakamın hem de y kuşağının ikinci yarısı doğumlu bir kaymakamın ülkemizde, kendi çağdaşı ve nesildaşı bir öğretmene yaptığı saygısızlıktır benim zihnimi kuşbaşı gibi doğrayan. Y kuşağı yöneticileri bile eski kibir abidesi envayi çeşit ideoloji taklit ediyorlarsa nasıl düzelsin bu ülke. Y kuşağı her konu da kendinden öncekilerden hele hele fikir konusunda iki adım uzak durmalı. Yoksa Z lere yaşayaçağı bir dünya kalmayacak. Bir de Elif kuşağı çıkardılar başımıza, olmadı Alfa verelim. Onu zaten vermişlerdi elimize, Beta olmaz mı veya lamelif kuşağı. Nasılsa her alfabede onlar yirmilerce harf sembol var. Hala zihin yıkamacı ve çocukların zihinlerini robotlaştırıcı köhnemiş anlayışlarla doldurmaya meyilli bir anlayışa karşı ne yapılabilir ki..
Yine anlatamadım değil mi, olsun hiç olmazsa vahşi çatışmacı kuşaklara karşı kellemi koyarım ortaya, belki yeni nesillere saldırırlarken üzerine basıp kayıp düşerler...
Velhasılı ayaklarım üşüdü yine nesildaşımlarım...
Kahvelerden sütlü olanı her zaman tercihimdir, şiir mi, ne diyorduk; sal'la gitsin, sanat mı, san ve at gitsin. Sanki çocukluğumuzdan beri numaralandırılıp belgelendirilmeyi biz istedik, Takdir ederim seni değerli çocuk, yetmezse bir de Teşekkür ederim, maksat gönlün olsun. Lakin zihnim olmuyor, kabul etmiyor eski dünyanızı yeniye kakalamak istemenizi.. Dayanalım son nefese değin, olsa da olu, olmasa da...
Yeiku
yazarım yazar yazarsın tık tık kılavyeci beni
okursun okur okurlar bak bak bakmacı seni
7 milyar insanın 5 milyarı çevrimiçi mi
rüzgarın ayaklarımı üşütmesi neden
tanrım bas tuşa yer değiştirelim gari.
**
Tebessümünüz eksilmesin yüzünüzden:)
Benim kimseye kaş çatacak had bildirecek terbiyem müsait değil.
Bizdeki veya bendeki zihin var ya, keaytilde kaynayan su gibi efenim..
Ne diyoruz haydi hep beraber, Y ce
Sal'la gitsin, San ve at gitsin dıkıdık dıkıdık ister cennete, ister cehenneme...
Yeter ki eksilmesin gülüşünüz aynalardan, gerisi vb vs...