Aliş
" Bana yaşamayı öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler. " - Oğuz Atay
Yaşamak nedir bilmiyordu Kaçamak bir yola soyunup Gamsız siyaha düşüyordu
Tercihler b/ağla(n)dığında Aliş'e henüz on yedi'sindeydi Çıkıp bulutlara, tensel âdetlerimi bağışlamalısınız diyordu Bir erkeğin burcunda kovup çekingenliğini Ojesi yıllanmış bir geleneği taşıyarak, üzerine titriyordu Ay yürümelerinin Nar tanesi eteğinde, parmaklarının uykusunu sayarak, özgürlük akıyordu kifayetsiz muaflığından Aslında tanrılar onu öldürüyordu
İliklerine kadar ıslanan çıplaklığı, göz bebeklerinin ferinde kayboluyordu Antikadan bozma muzipliği, can yakıyordu telvesinde Sonra bir his kandırıyordu zihnini Çıkmış kaderin avlusuna, kızlığını bekliyordu Acemi balık gibi Sol mahçuplukları çoğalmıştı izbelerde Şahlanırsa mavi, çekip giderdi
Anne yüreği arıyordu Aliş'i, kucağının eksikliğinde Ayak bilekleri ağrıyordu en çok Bir de onurlu giysileri Kızım diyordu, büyüyünce doktor olacaktı Canının parçasını topluyordu evinin bir köşesinde
K ı z ı m n e r e d e?
K ı z ı m n e r e d e?
K ı z ı m n e r e d e?
Aliş, Ay'a yürüyordu Ceplerinde, annesinin tarak izleri Pişmanlığı sarılıydı saçlarında üstelik Birden kirpiklerinin ağzından akan bir mavilik Çıkıp bulutlara, tensel âdetlerimi bağışlamalısınız diyordu Daha on yedi'sindeydi Ve aslında genç kadınlığı, tanrıları çok seviyordu...
Dipnot : Haram çiçeği'nin baş karakterlerinden Aliş'in öyküsüdür.