Acı Müfettişi
Anahtarı kayıp bir dünyanın gerisinde olduğuna ağladığın, iç bunaltan gecelerin birinde, geleceğim yanına.Hiç konuşmadan anlaşacağız seninle.. Yalnızlığına yer aç, oturduğun tek kişilik koltukta.. Geleceğe dönük heves getirmedim sana yada oyalanman için bir iki mavi söz..Aynı tarafdayız ama...Geçmişin acılarını beraber didikleyelim istedim. Kutsayalım geçmişin irin birikmiş pişmanlıklarını..Mutluluk kadar kutsaldır acı... Maskeni çıkarabilirsin yanımda, ifadeni saklamana gerek yok..Merak etme eskimez hüzünlerin, onlar hep orada..Hem masken olsun ya da olmasın zamanı gelince öleceğini anlarım, yüzüne baktığımda. Ee içkimiz nerede kutsayalım gençliğimizi, haydi..Her yudumda yaşlansın ümitlerimiz. Her yudumda biraz daha ölelim. Eskimiş,yıkılmış, yanmışsın zaten,ruhun terkedilmiş şehir misali..Biliyorum çünkü ben esrarangiz acı müfettişi...Pes etmeni onaylamaya geldim..Pes eden adam yürüyemez..Yürüyen ölü adamın gölgesi...Öyle sarsılmış gibi şaşkınlıkla bakma..
Yıllar yılı gönlümde Bir gün sabah olmadı Bu ne bitmez çileymiş Neden hala dolmadı demiyor musun?
Tanrının iradesi yoktur Var olan, senin iraden Tanrı bakışlarında şefkatle sadece izler...
Güneşin gücü yetmez, karanlığını yırtmaya.Vesikalık resmin söyledi bunu bana..Ve ben onaylıyorum isyanını.. Yıldızların altında, toprağın üstündesin ama aslında hiç bir yerde... Sömürdüğün bir gece daha Her şey o kadar açık ki.. Haydi artık öl.... ya da dansa kaldır beni. sustur!!!