Devrim Bor'a
Bu yazı, 09.10.2024 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Devrim'e
Düzce notlarıma asılı kaldı aklım,yollar demiştim,can bıraktığım,can kattığım yollar,uzayıp gitmişti, Apo için Kadıköy,Acıbadem ne ise benim için Düzce oydu. Öyküyü hep yarım bırakan acıtan bir es oluyordu yollar. Mudanya yolu el işlemesi halı gibi serildi ruhumda ,Taraça;yedi rengi kendi içinde ana sıcaklığı ile saran,yedi kapılı şehirdi. Çağırdın geldik Bir davetin,kırmızıya not düşmesiydi. Ne çok değişmişti o mevsimsiz yeşil kent, 'Sen bu binayı iyi tanırsın'cümlesini söylerken,emniyet kemeri bağlıydı,zulmün aymazlığında Koskoca bina; Bursa emniyet. Yokuşu çıktık dağ boyu,down sendromlu o kırmızı yanaklı çocuk eşlik etmişti gözleme sıcaklığına ,
Acaba hala orada mıdır Devrim?
Meczup aşklar,imler,imgeler Benan,aymaz bira kırgınlığı Yıldızlar Ne çok şey sığmıştı zamansız Saat aralığına. 'Maksadım demiştim Aşmasın bu kentin dağını' Biri vardı Birileri vardı Biri hep vardı Birileri hep vardı Birden bire biri vardı Tabii sen bu mektubu okurken -bu ne oğlum , dediğini duyuyorum, Bir muhasebat kalemine ne yazayım, Serde bazen ağız dolusu cümle fazlalığı oluyor işte, Sopadandır Çekiyor diyelim. Okuyorum fırsat buldukça seni,şu ay ille de ay diyorsun ya, Ezber edilmiş bir kitap gibi dilime dolanıyor, -Ay bu ne haldır -Ay aylara karışmış Ve o Elazığ ağzı ile bazen de, -sen aylara karışasın Diyorum. Kaç çay içtik anımsamıyorum Kaç sayfaya sığar o dost gülüşü Dost yüzü bilmiyorum Hani olurda gelirsem yine Onca merdiveni bir daha çıkmam Onu biliyorum Ve biliyorum ki; Güzel kalbi olanlar,güzel sever Yüreğinden öperim.
Sevgiyle kal ...