Gelenek Bu mu
En mutlu gününüzdesiniz. Herkes sizin için gelmiş; anne , baba, teyze, amca, kuzenler, arkadaşlar... Davul zurna eşliğinde, siz ve sevdalınız ortada oyun oynuyorsunuz. Sonra silahlar patlamaya başlıyor. Tak!Tak!Tak!
Ardından bir çığlık. Herkes duruyor. Nefes dahi alınmadan... Sevdiğinize bakıyorsunuz, gelinliği al kanlara bürünmüş, gözleri sadece sizin gözlerinize bakıyor. Akabinde bir kargaşa kopuyor. Düğün yeri toza dumana bürünüyor. Bir taraftan ağlayanlar, bir taraftan bağırıp çağıranlar. Sizin kucağınıza ise sevdiğiniz.
Polis ile ambulans geliyor. Biri ateş açanı biri yaralı gelini götürüyor. Siz ise şoka girmiş sadece izliyorsunuz. Sonra haber geliyor hastaneden. Sevdiğiniz olmuş meğer. Sabah oluyor, gözünüzün önünde bit tabutu kaldırıyorlar. Tabut önden; siz elinize al kanlara bürünmüş gelinlik ile tabutun arkasından; büyük bir kalabalıkta sizn arkanızdan yavaş yavaş yürüyorsunuz. Mezarlıklarla dolu bir yere geliyorsunuz. Herkes duruyor. Ve şansız gelini toprak altına koyuyorlar. Üstünde kara toprağın döküyorlar.
Herkes ağlıyor , ama siz sadece izliyorsunuz. Ağlamak istiyorsunuz ama anlayamıyorsunuz. Kaçmak istiyorsunuz ama kaçamıyorsunuz.
Herkes ayrılıyor sonra mezarlıktan. Siz ve sevdiğiniz kalıyorsunuz baş başa. Önce kara toprağa sonra gökteki bulutlara bakıyorsunuz. Ardından hüngür hüngür ağlamaya başlıyorsunuz. İçinizden bir ses:
"Bu mu gelenek? Diyor .
Gelenek düğünlerde silah sıkıp birini ölümüne mi sebep olmak?
Gelenek, askeri uğurlarken havaya atıp hayatını tehlikeye mi sokmak?
Gelenek bu mu ? Yoksa gelenek mutlu olduğumuz anlarımızda bizi üzen şey midir?
Hayır, gelenek mutlu hayat sürerken mutluluğumuzu bozulmamasını sağlayan unsurdur. "